<?xml version="1.0"?>
<rss version="2.0"> 
  <channel>
<title>SİYASET - DİJİTAL HABER AJANSI</title>
<link>https://dijitalhaberajansi.com.tr/siyaset/</link>
<description></description>
<language>tr</language>
<copyright>https://dijitalhaberajansi.com.tr</copyright>
<image>
<title>https://dijitalhaberajansi.com.tr</title>
<url>
https://dijitalhaberajansi.com.tr/images/genel/dijital-haberajansi.jpg
</url>
<link>https://dijitalhaberajansi.com.tr</link>
<width>315</width>
<height>90</height>
</image><item>
<title>Başkan Hakan Yazıcı  Devletimizin Haysiyetini Teröre Teslim Etmeyeceğiz - SİYASET - İnternetin Ajansı</title>
<description><![CDATA[<img src="https://dijitalhaberajansi.com.tr/images/haberler/baskan-hakan-yazici--devletimizin-haysiyetini-terore-teslim-etmeyecegiz---siyaset---internetin-ajansi.jpg" width="250"><br><p><br />
Anahtar Parti Sakarya İl Başkanı Hakan Yazıcı, Kadın Kolları Başkanı ve Gençlik Kolları Başkanı ile birlikte Sakarya Şehitliği’ni ziyaret ederek, terör örgütlerine ve onların siyasi uzantılarına karşı net bir duruş sergilediklerini vurguladı. Şehitler için dua eden ve kabirlerine çiçek bırakan Yazıcı ve teşkilat üyeleri, ziyaretin ardından bir basın açıklaması yaptı.</p>

<p>"TÜRK MİLLETİNİN ONURU ÇİĞNETİLEMEZ"<br />
Hakan Yazıcı, yaptığı açıklamada Türkiye’nin zor bir süreçten geçtiğine dikkat çekerek şunları söyledi:<br />
"Türkiye, iç pratik menfaatler ve dış odakların hesabıyla zor bir sürece sokulmak istenmektedir. 40 yıldır birliğimizi, kardeşliğimizi ve gücümüzü zaafa uğratmaya çalışan PKK’nın ve alfabedeki tüm harfleri tüketerek 'DEM' ismiyle mecliste bulunan terör destekçisi partinin müzakere öznesi haline getirilmesini kabul etmiyoruz. Gazi Meclis’i ve devletimizin haysiyetini, terör örgütünün gölgesine teslim etmeyeceğiz."</p>

<p>"BİZİM PARADİGMAMIZ TERÖRİSTE DEĞİL, MİLLETİMİZE DAYANIR"<br />
Yazıcı, Anahtar Parti’nin siyaset anlayışını ve duruşunu net bir şekilde ifade ederek şu sözlere yer verdi:<br />
"Bizim paradigmamız, şehit olan vatan evlatlarının ruh ahlakıdır. Bizim paradigmamızda, bebek katilini Kürtlerin temsilcisi olarak görmek yoktur. Türk milletini zaafa uğratacak teröristten medet ummak asla kabul edilemez. Vatansever Kürt kardeşlerimizi ne PKK ne de Abdullah Öcalan temsil eder. Biz, Ay yıldızlı al bayrağımız altında, birliği ve dirliği için hep birlikte Türkiye’yiz."</p>

<p>"BU REZALETE İZİN VERMEYECEĞİZ"<br />
Ziyaretin ardından Anahtar Parti Sakarya teşkilatı adına yapılan açıklamada, parti olarak Türkiye’nin milli birliğini zedeleyecek hiçbir girişime izin verilmeyeceği vurgulandı:<br />
"Emperyal güçlerin aparatlarını ve bunları bize çözümün adresi olarak sunanları unutmayacağız. Şehitlerimizin aziz hatırasını incitecek hiçbir adımı kabul etmiyoruz. Anahtar Parti olarak, Türk milletinin emrinde, devletimizin haysiyetini koruma mücadelesindeyiz. Terörün hiçbir unsuruna ve aparatına izin vermeyeceğiz. Devletimizi bu rezalete muhatap etmeyeceğiz."</p> 
 ]]></description>
<link>https://dijitalhaberajansi.com.tr/baskan-hakan-yazici-devletimizin-haysiyetini-terore-teslim-etmeyecegiz-siyaset-internetin-ajansi/6940/</link>
<pubDate>Sun, 12 Jan 2025 15:22:00 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>Mersin AK Parti Akdeniz İlçe Başkanı Av. Mehmet Ali Can: "Akdeniz'in Değerlerine Sahip Çıkmaya Devam Edeceğiz" - SİYASET - İnternetin Ajansı</title>
<description><![CDATA[<img src="https://dijitalhaberajansi.com.tr/images/haberler/mersin-ak-parti-akdeniz-ilce-baskani-av-mehmet-ali-can-akdenizin-degerlerine-sahip-cikmaya-devam-edecegiz---siyaset---internetin-ajansi.jpg" width="250"><br><p>Adalet ve Kalkınma Partisi (AK Parti) Akdeniz İlçe Başkanı Mehmet Ali Can, Akdeniz Belediyesi’nin kentin en değerli taşınmazlarından biri olan 9789 m²’lik ticaret ve turizm alanını satışa çıkarmasıyla ilgili alınan yürütmeyi durdurma kararını kamuoyuyla paylaşarak, kamu yararına olmayan bu tür girişimlere karşı mücadelelerini sürdüreceklerini vurguladı.</p>

<p><strong>"HALKIMIZIN HAKKINI KORUMAYA DEVAM EDECEĞİZ"</strong><br />
Başkan Can, Akdeniz Belediyesi’nin satış kararını eleştirerek şunları söyledi:<br />
“Akdeniz Belediyesi, halkın yararına olmayan bir kararla kentin en değerli arazilerinden birini 350 milyon TL bedelle ihaleye çıkardı. Bu arazi, limanın karşısında bulunan ticaret ve turizm alanı gibi stratejik bir noktada yer alıyor. Ancak, biz Akdeniz halkı adına hem meclis kararına itiraz ettik hem de satış ilanını mahkemeye taşıdık. Mersin 1. İdare Mahkemesi, 19 Aralık 2024 tarihinde aldığı kararla satışa yürütmeyi durdurma kararı vermiştir. Böylelikle bu hukuksuz satış durdurulmuştur. Halkımız adına bu sürecin takipçisi olmaya devam edeceğiz.”</p>

<p><strong>"KAMU YARARI OLAN HİZMETLERİ NEDEN ENGELLİYORSUNUZ?"</strong><br />
Başkan Can, Gençlik Merkezi, Kuran Kursu, Huzurevi ve Engelli Destek Merkezi gibi kamu yararına hizmetlerin yapılması için tahsis edilen yerlerin iptaliyle ilgili olarak belediye yönetimini eleştirdi:<br />
“Gençlik Spor İl Müdürlüğü, Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü ve İl Müftülüğüne tahsis edilen yerlerin iptali için belediye meclisinde alınan kararın gerekçesi nedir? Kamu yararına olan bu hizmetlerin tahsisinin iptaliyle neyi amaçlıyorsunuz? Akdeniz halkına fayda sağlayacak bu projelerden neden rahatsız oldunuz?”</p>

<p><strong>"İŞÇİLERİN EKMEĞİYLE OYNAMAK HAKSIZLIKTIR"</strong><br />
Başkan Can, belediyenin çalışanlara yönelik mobbing uygulamalarını ve haksız işten çıkarmaları da eleştirerek şöyle konuştu:<br />
“Hiçbir gerekçe göstermeden emekçi işçilerimizi ‘ekmekle terbiye etme’ korkusuyla işten çıkarıyorsunuz. Yer değiştirmeler, mobbing ve haksız uygulamalarla çalışanları mağdur etmeye devam ediyorsunuz. Bu uygulamalar, hukuksuzdur ve kabul edilemez.”</p>

<p><strong>"SORUYORUZ!"</strong><br />
Başkan Can, açıklamasını şu sorularla sürdürdü:</p>

<p>Kamu yararına olan hizmetlerin tahsisini hangi gerekçeyle iptal ettiniz?<br />
Halkın ihtiyaçlarına karşılık verecek projelerden neden rahatsız oldunuz?<br />
Emekçi işçileri işten çıkarmak için neden hukuksuz bahaneler üretiyorsunuz?<br />
<strong>"VATANDAŞIMIZIN HAKKINI KORUMAK BOYNUMUZUN BORCU"</strong><br />
Başkan Can, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:<br />
“Akdeniz halkımızın ve Mersin kamuoyunun takdirine sunuyoruz: Biz, halkımızın hakkını savunmaya, kentin değerlerine sahip çıkmaya devam edeceğiz. Akdeniz’de adaletli ve halk yararına bir yönetim anlayışı için mücadelemizi sürdüreceğiz. Şeffaf, hesap verebilir ve halkın menfaatine olan her çalışmayı desteklerken, hukuksuzluğun ve adaletsizliğin karşısında dimdik duracağız.”</p> 
 ]]></description>
<link>https://dijitalhaberajansi.com.tr/mersin-ak-parti-akdeniz-ilce-baskani-av-mehmet-ali-can-akdeniz-in-degerlerine-sahip-cikmaya-devam-edecegiz-siyaset-internetin-ajansi/6563/</link>
<pubDate>Sun, 05 Jan 2025 00:21:00 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>Dr. Önal Özdemir’den Yeni Yıl Mesajı: “2025, Emek, Demokrasi ve Barışın Yılı Olsun” - SİYASET - İnternetin Ajansı</title>
<description><![CDATA[<img src="https://dijitalhaberajansi.com.tr/images/haberler/dr-onal-ozdemirden-yeni-yil-mesaji-2025-emek-demokrasi-ve-barisin-yili-olsun---siyaset---internetin-ajansi.jpg" width="250"><br><p>Mersin siyasetinin önemli isimlerinden Dr. Önal Özdemir, 2025 yılına girerken bir mesaj yayımlayarak, emeğin değer gördüğü, demokrasinin güç kazandığı ve insanca yaşamın sağlandığı bir Türkiye dileğinde bulundu.</p>

<p>“EMEĞİN HAK ETTİĞİ DEĞERİ ALDIĞI BİR YIL DİLİYORUM”<br />
Dr. Özdemir, mesajında emeğin kutsallığını vurguladı ve adil çalışma koşullarının sağlanmasının önemine dikkat çekti:<br />
“Yeni bir yıla girerken, ülkemizde emeğin karşılık bulduğu, emekçinin hakkını aldığı bir düzenin inşası için mücadelemize devam edeceğiz. 2025’in, alın terinin kutsallığının anlaşıldığı ve emekçinin hak ettiği insanca yaşam koşullarına kavuştuğu bir yıl olmasını temenni ediyorum.”</p>

<p>“DEMOKRASİNİN GÜÇLENDİĞİ BİR TÜRKİYE İÇİN UMUT DOLUYUZ”<br />
Dr. Özdemir, demokrasi vurgusuyla toplumun huzur ve barış içinde yaşayacağı bir Türkiye hedefini dile getirdi:<br />
“Demokrasi, sadece bir yönetim şekli değil, insan onurunu koruyan bir değerler bütünüdür. 2025 yılı, demokratik değerlerin yeniden güçlendiği, halkımızın özgürce düşüncelerini ifade edebildiği bir yıl olmalıdır. Hep birlikte daha adil bir Türkiye’yi inşa edeceğiz.”</p>

<p>“BARIŞ VE HUZUR İÇİN ORTAK GELECEK”<br />
Yeni yıl mesajında barışın önemine de değinen Dr. Özdemir, şunları söyledi:<br />
“Daha yaşanılabilir bir dünya, barış ve hoşgörüyle mümkündür. 2025’in, çatışmalardan uzak, barış ve huzur dolu bir yıl olmasını diliyorum. Çocuklarımızın güven içinde büyüdüğü, insanların birbirine sevgiyle yaklaştığı bir toplum hayaliyle mücadelemiz sürecek.”</p>

<p>“İNSANCA YAŞAM İÇİN UMUTLA ÇALIŞACAĞIZ”<br />
Dr. Özdemir, insanca yaşam koşullarının her bireyin hakkı olduğunu belirterek şu temennilerde bulundu:<br />
“2025 yılı, insan onuruna yaraşır bir yaşam standardını herkese sağlayacağımız bir yıl olmalı. Emeğin karşılığının alındığı, adaletin sağlandığı ve herkesin eşit haklarla yaşadığı bir düzen için çalışmaya devam edeceğiz.”</p>

<p>“DAHA GÜZEL BİR GELECEĞE”<br />
Dr. Özdemir, sözlerini umut dolu bir mesajla tamamladı:<br />
“2025 yılı, emek ve emekçinin hak ettiği değeri bulduğu, barış ve kardeşliğin egemen olduğu bir yıl olsun. Daha yaşanabilir bir Türkiye için daha yaşanılabilir bir Mersin ve Yenişehir için hep birlikte el ele çalışacağız. Yeni yılın, ülkemize ve tüm dünyaya huzur, mutluluk ve refah getirmesini temenni ediyorum.”</p> 
 ]]></description>
<link>https://dijitalhaberajansi.com.tr/dr-onal-ozdemir-den-yeni-yil-mesaji-2025-emek-demokrasi-ve-barisin-yili-olsun-siyaset-internetin-ajansi/6461/</link>
<pubDate>Tue, 31 Dec 2024 21:35:00 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>Ankara kulislerinde hareketlilik: Yaşar Aydın parti kuruyor - SİYASET - İnternetin Ajansı</title>
<description><![CDATA[<img src="https://dijitalhaberajansi.com.tr/images/haberler/ankara-kulislerinde-hareketlilik-yasar-aydin-parti-kuruyor---siyaset---internetin-ajansi.jpg" width="250"><br><p>Edinilen bilgilere göre, Onur Hareketi adı altında yürüttüğü faaliyetlerle dikkatleri üzerine çeken Yaşar Aydın, bir siyasi parti kurma hazırlığında. Uzun süredir kamuoyunun "ne yapacağı" sorusuyla merakla izlediği Aydın, yeni partisini önümüzdeki günlerde açıklayacak.</p>

<p>Ankara kulislerinde konuşulanlara göre, Aydın’ın partisi Türkiye’nin en saygın isimlerinden bazılarını bir araya getirecek. "Halkın gerçek gündemini ve çözüm önerilerini merkezine koyacağız," diyen Aydın, "Türkiye’nin dört bir yanında karşılık bulacak bir hareket başlatıyoruz," ifadelerini kullandı.</p>

<p>Ankara kulisleri bu yeni hareketi yakından takip ediyor. Birçok uluslararası kaynak, Aydın’ın özellikle Doğu ve Güneydoğu’da güçlü bir desteğe sahip olduğunu, hem Türklerin hem Kürtlerin Aydın’a destek verdiğini yazıyor. 57 il ve ilçede şimdiden teşkilatlarını oluşturan Aydın’ın yeni partisinin, Türk siyasetinde nasıl bir etki yaratacağı merakla bekleniyor.</p> 
 ]]></description>
<link>https://dijitalhaberajansi.com.tr/ankara-kulislerinde-hareketlilik-yasar-aydin-parti-kuruyor-siyaset-internetin-ajansi/5296/</link>
<pubDate>Sat, 02 Nov 2024 16:07:00 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>AK Parti Akdeniz İlçe Başkanı Mehmet Ali Can: Akdeniz'in Hazinesi Olan Yeri için yargıya başvurdu! - SİYASET - İnternetin Ajansı</title>
<description><![CDATA[<img src="https://dijitalhaberajansi.com.tr/images/haberler/ak-parti-akdeniz-ilce-baskani-mehmet-ali-can-akdenizin-hazinesi-olan-yeri-icin-yargiya-basvurdu---siyaset---internetin-ajansi.jpg" width="250"><br><p>Adalet ve Kalkınma Partisi (AK Parti) Akdeniz İlçe Başkanı Mehmet Ali Can, Mersin'deki DEM Partili Akdeniz Belediyesi'nin en değerli arazilerinden birini satışa çıkarmasını sert bir dille eleştirdi. Mehmet Ali Can, bu satışın kamu yararına aykırı olduğunu ve halkın çıkarlarının gözetilmediğini vurgulayarak, kararın iptali için yargıya başvurduklarını açıkladı.</p>

<p>Mersin’de, DEM Partili Akdeniz Belediyesi'nin aldığı taşınmaz satış kararı kamuoyunda büyük yankı uyandırdı. AK Parti Akdeniz İlçe Başkanı Mehmet Ali Can, Cumhur İttifakı meclis üyeleriyle birlikte, belediyenin limanın karşısındaki en değerli arazilerden birini satışa çıkarmasını yargıya taşıdı. Mehmet Ali Can, bu satışın kamu zararı yaratacağını ve halkın çıkarlarının hiçe sayılarak üçüncü kişilere rant sağlanacağını vurguladı.</p>

<p>"AKDENİZ’İN HAZİNESİ SATILAMAZ!"</p>

<p>DEM Partili Akdeniz Belediye Meclisi’nin 06.09.2024 tarih ve 97 sayılı kararıyla satışa sunulan Nusratiye Mahallesi’ndeki 9.789,97 metrekarelik taşınmazın ihale edilmesi, özellikle limanın karşısında yer alması nedeniyle büyük tartışma yarattı. AK Parti grubu, bu taşınmazın satışına karşı çıkarak belediyenin borçlarını hafifletme bahanesiyle hareket ettiğini, ancak kamu yararını gözetmediğini dile getirdi. Mehmet Ali Can, “31 Mart seçimleri öncesinde DEM Partili Akdeniz Belediyesi'nin tüm taşınmazlarını sattınız diye bize muhalefet edenler, bugün Akdeniz’in en değerli yerlerini kimlere satacaklar acaba? Hangi amaçla bu kadar değerli bir yerin satışını bu kadar aceleye getiriyorlar?" diye konuştu.</p>

<p>"SATIŞ KAMU YARARINA AYKIRI VE ACELEYE GETİRİLMİŞ BİR KARARDIR"</p>

<p>Akdeniz İlçe Başkanı Mehmet Ali Can, taşınmazın satışı konusunda ciddi şüphelerin olduğunu belirtti ve belediyenin bu kararla kamuya zarar verdiğini ifade etti. “Belediye Hizmet alanı olarak kullanılan, stratejik ve oldukça iyi bir konumda olan bu taşınmazın satışa sunulması halinde değerinin çok altında bir fiyatla ihale edileceği ve belediyenin zarar edeceği ortadadır. Akdeniz halkının çok değerli bu yerinin satılması durumunda üçüncü kişilere rant sağlanacağı açıktır” dedi.</p>

<p>"AKDENİZ HALKININ ÇIKARLARI GÖZ ARDI EDİLİYOR"</p>

<p>Can, DEM Partili Akdeniz Belediyesi’nin bu taşınmazın satışıyla ilgili kamu yararını gözetmediğini ve satış kararının aceleye getirildiğini belirterek, “İmar uygulaması görmeden, herhangi bir kamu yararı düşünülmeden bu satış yetkisi verilmiş durumda. Akdeniz halkı için bir proje dahi üretilmeden yapılan bu acele satış kararını anlamak mümkün değildir. Satış dışında birçok çözüm varken, bu ısrarcılık niye?" dedi.</p>

<p>"ALENİ KAMU ZARARI SÖZ KONUSU"</p>

<p>Satış kararının kamu yararına olmadığını vurgulayan Mehmet Ali Can, belediyenin diğer alternatif finansman yöntemlerini değerlendirmesi gerektiğini ifade etti. “Meclis üyelerimiz bu taşınmazın satışına ilişkin alternatif çözümler üzerinde durulmasını dile getirdi. Ancak ısrarcı davranarak bu değeri satışa çıkarmak, Akdeniz halkının çıkarlarına aykırıdır ve bu açıkça bir kamu zararıdır. Halkımızın hizmet beklediği bir dönemde böyle bir kararın alınması kabul edilemez” dedi.</p>

<p>"HİZMET BEKLEYEN 65 MAHALLEMİZİN TAKİPÇİSİYİZ"</p>

<p>Mehmet Ali Can, Akdeniz’in 65 mahallesiyle birlikte belediyeden hizmet beklediğini ve AK Parti olarak halkın çıkarlarını her zaman koruyacaklarını vurguladı. “Akdeniz halkının hizmet alması gereken her noktada takipçisi olacağız. Bu kasıtlı ve iyi niyetli olmayan kararın bir an önce geri alınmasını bekliyoruz. Akdeniz’in hazinesi olan bu yer, rant sağlamak için satılmamalı” dedi.</p>

<p>Mehmet Ali Can ve Cumhur İttifakı meclis üyeleri, Mersin Adliyesinde satışın iptali yönünde hukuki süreci başlattıklarını duyurdu.</p> 
 ]]></description>
<link>https://dijitalhaberajansi.com.tr/ak-parti-akdeniz-ilce-baskani-mehmet-ali-can-akdeniz-in-hazinesi-olan-yeri-icin-yargiya-basvurdu-siyaset-internetin-ajansi/4537/</link>
<pubDate>Sat, 21 Sep 2024 22:14:00 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>AK Parti Akdeniz İlçe Başkanı Mehmet Ali Can: Akdeniz'in Hazinesi Olan Yeri için yargıya başvuracağız! - SİYASET - İnternetin Ajansı</title>
<description><![CDATA[<img src="https://dijitalhaberajansi.com.tr/images/haberler/ak-parti-akdeniz-ilce-baskani-mehmet-ali-can-akdenizin-hazinesi-olan-yeri-icin-yargiya-basvuracagiz---siyaset---internetin-ajansi.jpg" width="250"><br><p>Adalet ve Kalkınma Partisi (AK Parti) Akdeniz İlçe Başkanı Mehmet Ali Can, Mersin'deki DEM Partili Akdeniz Belediyesi'nin en değerli arazilerinden birini satışa çıkarmasını sert bir dille eleştirdi. Mehmet Ali Can, bu satışın kamu yararına aykırı olduğunu ve halkın çıkarlarının gözetilmediğini vurgulayarak, kararın iptali için yargıya başvurduklarını açıkladı.</p>

<p>Mersin’de, DEM Partili Akdeniz Belediyesi'nin aldığı taşınmaz satış kararı kamuoyunda büyük yankı uyandırdı. AK Parti Akdeniz İlçe Başkanı Mehmet Ali Can, Cumhur İttifakı meclis üyeleriyle birlikte, belediyenin limanın karşısındaki en değerli arazilerden birini satışa çıkarmasını yargıya taşıdı. Mehmet Ali Can, bu satışın kamu zararı yaratacağını ve halkın çıkarlarının hiçe sayılarak üçüncü kişilere rant sağlanacağını vurguladı.</p>

<p>"AKDENİZ’İN HAZİNESİ SATILAMAZ!"</p>

<p>DEM Partili Akdeniz Belediye Meclisi’nin 06.09.2024 tarih ve 97 sayılı kararıyla satışa sunulan Nusratiye Mahallesi’ndeki 9.789,97 metrekarelik taşınmazın ihale edilmesi, özellikle limanın karşısında yer alması nedeniyle büyük tartışma yarattı. AK Parti grubu, bu taşınmazın satışına karşı çıkarak belediyenin borçlarını hafifletme bahanesiyle hareket ettiğini, ancak kamu yararını gözetmediğini dile getirdi. Mehmet Ali Can, “31 Mart seçimleri öncesinde DEM Partili Akdeniz Belediyesi'nin tüm taşınmazlarını sattınız diye bize muhalefet edenler, bugün Akdeniz’in en değerli yerlerini kimlere satacaklar acaba? Hangi amaçla bu kadar değerli bir yerin satışını bu kadar aceleye getiriyorlar?" diye konuştu.</p>

<p>"SATIŞ KAMU YARARINA AYKIRI VE ACELEYE GETİRİLMİŞ BİR KARARDIR"</p>

<p>Akdeniz İlçe Başkanı Mehmet Ali Can, taşınmazın satışı konusunda ciddi şüphelerin olduğunu belirtti ve belediyenin bu kararla kamuya zarar verdiğini ifade etti. “Belediye Hizmet alanı olarak kullanılan, stratejik ve oldukça iyi bir konumda olan bu taşınmazın satışa sunulması halinde değerinin çok altında bir fiyatla ihale edileceği ve belediyenin zarar edeceği ortadadır. Akdeniz halkının çok değerli bu yerinin satılması durumunda üçüncü kişilere rant sağlanacağı açıktır” dedi.</p>

<p>"AKDENİZ HALKININ ÇIKARLARI GÖZ ARDI EDİLİYOR"</p>

<p>Can, DEM Partili Akdeniz Belediyesi’nin bu taşınmazın satışıyla ilgili kamu yararını gözetmediğini ve satış kararının aceleye getirildiğini belirterek, “İmar uygulaması görmeden, herhangi bir kamu yararı düşünülmeden bu satış yetkisi verilmiş durumda. Akdeniz halkı için bir proje dahi üretilmeden yapılan bu acele satış kararını anlamak mümkün değildir. Satış dışında birçok çözüm varken, bu ısrarcılık niye?" dedi.</p>

<p>"ALENİ KAMU ZARARI SÖZ KONUSU"</p>

<p>Satış kararının kamu yararına olmadığını vurgulayan Mehmet Ali Can, belediyenin diğer alternatif finansman yöntemlerini değerlendirmesi gerektiğini ifade etti. “Meclis üyelerimiz bu taşınmazın satışına ilişkin alternatif çözümler üzerinde durulmasını dile getirdi. Ancak ısrarcı davranarak bu değeri satışa çıkarmak, Akdeniz halkının çıkarlarına aykırıdır ve bu açıkça bir kamu zararıdır. Halkımızın hizmet beklediği bir dönemde böyle bir kararın alınması kabul edilemez” dedi.</p>

<p>"HİZMET BEKLEYEN 65 MAHALLEMİZİN TAKİPÇİSİYİZ"</p>

<p>Mehmet Ali Can, Akdeniz’in 65 mahallesiyle birlikte belediyeden hizmet beklediğini ve AK Parti olarak halkın çıkarlarını her zaman koruyacaklarını vurguladı. “Akdeniz halkının hizmet alması gereken her noktada takipçisi olacağız. Bu kasıtlı ve iyi niyetli olmayan kararın bir an önce geri alınmasını bekliyoruz. Akdeniz’in hazinesi olan bu yer, rant sağlamak için satılmamalı” dedi.</p>

<p>Mehmet Ali Can ve Cumhur İttifakı meclis üyeleri, Mersin İdare Mahkemesi önünde bir araya gelerek satışın iptali yönünde hukuki süreci başlattıklarını duyurdu.</p> 
 ]]></description>
<link>https://dijitalhaberajansi.com.tr/ak-parti-akdeniz-ilce-baskani-mehmet-ali-can-akdeniz-in-hazinesi-olan-yeri-icin-yargiya-basvuracagiz-siyaset-internetin-ajansi/4536/</link>
<pubDate>Sat, 21 Sep 2024 22:07:00 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>Gürer: “AKP zihniyeti hayvancılıkta ithale döndü” - SİYASET - İnternetin Ajansı</title>
<description><![CDATA[<img src="https://dijitalhaberajansi.com.tr/images/haberler/gurer-akp-zihniyeti-hayvancilikta-ithale-dondu---siyaset---internetin-ajansi.jpg" width="250"><br><p><strong>"ÜRETİCİ GERÇEK ANLAMDA MAĞDUR"</strong></p>

<p>CHP Niğde Milletvekili, Ömer Fethi Gürer, süt fiyatlarında Ulusal Süt Konseyi'nin belirlediği 14 lira 65 kuruşluk tavsiye fiyatının uygulanmadığını belirterek, “Bölgemizde üreticiye süt toplayıcıları  çiğsüt için litrede 11-12 lira civarında bir fiyat veriyor. Saklama ve depolama olanağı olmadığı için hemen sütü satmak zorunda olan küçük aile tipi işletmesi mecbur sütünü veriyor ve zararına süt satıyor. Süt yemi 50 kg torbası 600 lirayı aşmış bulunuyor. Böyle olunca üretici gerçek anlamda mağdur oluyor. Hayvancılığın sürdürülebilirliği için bir litre süt sattığında 1,5 kg yem almak hayal gibi görülür oldu. Haklı olarak besici piyasada farklı ürünlerle sütü mukayese ediyor .Sakız, su ve de simit fiyatları  üzerinden  süt fiyatına bakınca bu durumda  besiciliği nasıl sürdürecek kara kara düşünüyor. Ahırlar farklı, hayvan sahipleri farklı, dertler ise aynı” dedi.</p>

<p><strong>"BİR SAKIZ,1 LİTRE SÜTÜN 3 KATI FİYAT”</strong></p>

<p>Damızlık Sığır Yetiştiricileri Derneği Başkanı Bilgehan Güney yaşanan fiyat dengesizliğine dikkat çekerek “Geçen gün bir benzin istasyonuna uğradım. Su aldım, bir de naneli sakız alayım dedim. Bir sakız 35 TL! Bir sakız parasına 3,5 litre süt satmamız gerekiyor. Bu adalet mi?” Güney, süt üreticisinin yaşadığı bu adaletsizliğin giderilmesi gerektiğini belirtti.</p>

<p><strong>"HAYVANLAR KESİME GİDİYOR"</strong></p>

<p>Besici Süleyman Demirbaş, hayvancılığın içinde bulunduğu krizin boyutlarını anlatarak, “Çok fazla hayvan kesime gidiyor. Geçen yıllarda 485 hayvanımız varken, şimdi 350 hayvana düştük. Üretimden ziyade küçülmeye gidiyoruz. Yılda 80-100 hayvan artırmamız gerekirken düşüşe geçtik” dedi. Süt fiyatlarıyla su fiyatlarını karşılaştıran Demirbaş, “Yarım litre su 10 lira, ben 1 litre sütü 14 liraya satamıyorum. Fabrikalar sütünüzü almayacağız diyor. Hayvanları mı kestirelim diyoruz, evet kestirin diyorlar” diyerek yaşadıkları baskıyı dile getirdi.</p>

<p><strong>"DESTEK İSTEMİYORUM, İSTİKRAR İSTİYORUM"</strong></p>

<p>Besici Nevzat Genişyürek ise destek taleplerine karşı çıkarak fiyat istikrarı istediğini vurguladı: “Ben destek falan istemiyorum. Bana 2011 yılında 1 litre sütle ne kadar yem alıyorsam, şimdi de o seviyeyi sağlasınlar, başka bir şey istemiyorum. Destek istemiyorum, bana sadece o günkü fiyatlarla bugünkü fiyatlar arasında istikrar sağlasınlar.”</p>

<p><strong>TARIMIN STRATEJİK ÖNEMİ</strong></p>

<p>CHP’li Ömer Fethi Gürer, Tarımın stratejik  bir alan olduğunu vurgularken, yanlış tarım politikalarının ülkeyi dışa bağımlı hale getirdiğini belirtti: “Eğer tarım olmazsa, ülke mutlaka ilerleyen süreçte dışa bağımlı olur ve sömürgeleşir. Yanlış politikalar nedeniyle bugün ithalat kaçınılmaz hale geldi. Üretmeyen toplumlar kendilerine dayatılanlarla yaşamlarını sürdüremez. Üretici, hayvanına bakamıyor, yem sorununu çözemiyor. Bu sürdürülemez bir durum.” dedi. Gürer 2 yılda 1,5 milyona yaklaşan hayvan ithalatına rağmen hayvan varlığımız azalmaya devam ediyor. Uygulaman yanlış tarım hesabını iktidar vermek yerine yükü vatandaşın sırtına yüklüyor. Dişi ve gebe inekler kesime gitmeseydi bugün bu kadar ithalata kapı aralanmazdı. Son süreçte yerli besiciye destek vermek yerine Ülkeyi yöneten zihniyet hayvancılıkta da ithale döndü. Kimlere bu  ithal ile fayda sağlanıyor? Ticari sor diye bakanlar yanıt vermiyor. Bu da ayrı önemli  bir soru ve sorun ” diye konuştu.</p>

<p><strong>SÜT FİYATLARI ARTMIYOR, GİRDİ MALİYETLERİ ARTIYOR</strong></p>

<p>Besici Yavuz Solak ise artan girdi maliyetlerine rağmen süt fiyatlarının yerinde saydığını belirtti: “SSK primi 7 bin TL olmuş, elektriğe %38 zam geldi, mazota zam geldi ama süte zam yok. Çiftçi üzerinden enflasyon düşürülmeye çalışılmasın. Çiğ süt para etmezken markette fiyatlar 2-3 katı olmuş. Enflasyonu market fiyatlarına göre değerlendirsinler” dedi.</p>

<p> </p> 
 ]]></description>
<link>https://dijitalhaberajansi.com.tr/gurer-akp-zihniyeti-hayvancilikta-ithale-dondu-siyaset-internetin-ajansi/4530/</link>
<pubDate>Sat, 21 Sep 2024 18:35:00 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>Gergerlioğlu, “Kocaeli halkı elektrik kesintilerinden illallah etti!” - SİYASET - İnternetin Ajansı</title>
<description><![CDATA[<img src="https://dijitalhaberajansi.com.tr/images/haberler/gergerlioglu-kocaeli-halki-elektrik-kesintilerinden-illallah-etti---siyaset---internetin-ajansi.jpg" width="250"><br><p><strong>SEDAŞ Kocaeli halkını mağdur ediyor</strong></p>

<p>Kocaeli halkının elektrik kesintilerinden illallah ettiğini söyleyen Gergerlioğlu,  “Her gün Kocaeli’nin birçok yerinden şikayet alıyoruz! Sabahtan akşama kadar süren elektrik kesintileri vatandaşı perişan etmiş durumda. Elektrikli cihazaları bozan, vatandaşın günlük yaşamını zora sokan bu elektrik kesintileri karşısında SEDAŞ’ın önünde bir açıklama yapma ihtiyacı hissettik. Konuyu aynı zamanda Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’na da iletiyoruz! Bu sorumsuzluk nedendir? SEDAŞ’ın bu elektrik kesintileri zamanında altyapı çalışmalarına gereken önemin verilmemesinden kaynaklıdır. Altyapı çalışmalarına gereken önem verilmediği için SEDAŞ Kocaeli halkını mağdur etmektedir. Yüz binlerce insan SEDAŞ’ın mağduru olmuş durumda ve SEDAŞ’ın umurunda değil.” ifadelerini kullandı.</p>

<p> </p>

<p><strong>“Bakanlık düzeyinde takipçisi olacağım”</strong></p>

<p>Kocaeli Milletvekili olarak tüm Kocaeli halkı adına SEDAŞ’ı protesto ettiğini söyleyen Gergerlioğlu, “SEDAŞ’ın bu keyfiliğini, pervasızlığını, fütursuzluğunu Ankara’da Bakanlık düzeyinde etkili bir şekilde takip edeceğim. SEDAŞ ve SEPAŞ olarak iki ayrı firma var. Dağıtım ve faturalandırma hizmeti vermek için kurulmuşlar fakat halka hizmet etmekten ziyade para kazanmak ile meşguller. Altyapı hizmetleri eksik olduğu için de halkın büyük mağduriyeti mevzu bahis. Kocaeli gibi bir sanayi kentinde bu denli ağır, yoğun elektrik kesintilerini kabul etmiyoruz. Kocaeli İl Eş Başkanımız Ebru Öcal ile SEDAŞ’a Kocaeli halkı adına bir hatırlatmada bulunuyoruz. Kocaeli’nin elektrik sorununun bir an evvel çözülmesi gerekiyor!” şeklinde konuştu.</p> 
 ]]></description>
<link>https://dijitalhaberajansi.com.tr/gergerlioglu-kocaeli-halki-elektrik-kesintilerinden-illallah-etti-siyaset-internetin-ajansi/4506/</link>
<pubDate>Fri, 20 Sep 2024 13:56:00 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>ZAFER BAYRAMI ÖZGÜRLÜĞÜN SEMBOLÜDÜR - SİYASET - İnternetin Ajansı</title>
<description><![CDATA[<img src="https://dijitalhaberajansi.com.tr/images/haberler/zafer-bayrami-ozgurlugun-semboludur---siyaset---internetin-ajansi.jpg" width="250"><br><p><span style="color: rgb(34, 34, 34); font-family: Arial, sans-serif; ">Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Adana Milletvekili Dr. Müzeyyen Şevkin, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün Türk milletine onurlu bir miras, gelecek nesillere eksiksiz teslim edilmesi gereken bir emanet bıraktığını vurguladı. 30 Ağustos Zafer Bayramı nedeniyle yazılı açıklama yapan Dr. Şevkin, Zafer Bayramını coşkuyla kutlarken canlarını hiçe sayarak bugünleri hazırlayan kahramanların da asla unutulmaması gerektiğini belirtti.</span><br style="color: rgb(34, 34, 34); font-family: Arial, sans-serif; " />
<span style="color: rgb(34, 34, 34); font-family: Arial, sans-serif; ">30 Ağustos 1922’de Dumlupınar’da büyük bir varoluş destanı yazan Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk, İsmet İnönü, Fevzi Çakmak ve ülkesinin bağımsızlığı için savaşan kahramanları minnet ve saygıyla anan Dr. Şevkin, ulusun yeniden ve küllerinden doğuşunun destanı olan Büyük Taarruz’un dünyaya örnek olduğunu söyledi.</span><br style="color: rgb(34, 34, 34); font-family: Arial, sans-serif; " />
<span style="color: rgb(34, 34, 34); font-family: Arial, sans-serif; ">Mustafa Kemal Atatürk’ün dediği gibi “Türkiye Cumhuriyeti’nin ilelebet payidar kalacağını” dile getiren Dr. Şevkin, Büyük Taarruz’un Türk halkının birliği, dirliği, inancı ve dayanışmasıyla başarıya ulaştığına işaret etti.</span><br style="color: rgb(34, 34, 34); font-family: Arial, sans-serif; " />
<span style="color: rgb(34, 34, 34); font-family: Arial, sans-serif; ">Türkiye’nin bugün her zamankinden daha fazla aynı kararlılığa ve inanca ihtiyacı olduğuna vurgu yapan CHP’li Dr. Şevkin, “Yokluğa ve yoksulluğa aldırış etmeden ulus bilinciyle Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran Mustafa Kemal Atatürk’ün ilke ve devrimleri ışığında ilerlemek zorundayız. Ülkemizin içinde bulunduğu sosyal ve ekonomik sorunları yine milletimizin üstün dayanışması, bilinci ve kararlı duruşuyla yeneceğimize inanıyorum. Zafer her zaman olduğu gibi yine Türk milletinin olacak” diye konuştu.</span><br style="color: rgb(34, 34, 34); font-family: Arial, sans-serif; " />
<span style="color: rgb(34, 34, 34); font-family: Arial, sans-serif; ">Kurtuluş yıllarının Batı Cephesi Komutanı, 2. Cumhurbaşkanı İsmet İnönü’nün, Büyük Taarruz’un başarıya ulaşmasından sonra söylediği, “Bütün Cihan Harbi’nde, iki cihan harbinde böyle bir misal yoktur. Bu eser, bu kadar ciddi, bu kadar nadir bir askeri sanat eseridir” sözlerini hatırlatan Dr. Şevkin, yokluğa, yoksulluğa, içeride ve dışarıda gerçekleşen hainliğe karşın tarihe altın harflerle yazılan ‘Zafer Bayramı’nın tüm ulus için onurlu bir miras, gelecek nesillere güvenle ve eksiksiz teslim edilmesi gereken bir emanet olduğuna işaret etti.</span><br style="color: rgb(34, 34, 34); font-family: Arial, sans-serif; " />
<span style="color: rgb(34, 34, 34); font-family: Arial, sans-serif; ">Zafer Bayramının, özgürlüğün de sembolü olduğunu belirten Dr. Şevkin, milli ruhun hep birlikte canlı ve diri tutulması gerektiğini sözlerine ekledi.</span></p> 
 ]]></description>
<link>https://dijitalhaberajansi.com.tr/zafer-bayrami-ozgurlugun-semboludur-siyaset-internetin-ajansi/4494/</link>
<pubDate>Fri, 20 Sep 2024 13:35:00 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>CHP MERSİN MİLLETVEKİLİ GÜLCAN KIŞ: "EYLÜL AYI VELİLERİN DERT AYI"  - SİYASET - İnternetin Ajansı</title>
<description><![CDATA[<img src="https://dijitalhaberajansi.com.tr/images/haberler/chp-mersin-milletvekili-gulcan-kis-eylul-ayi-velilerin-dert-ayi----siyaset---internetin-ajansi.jpg" width="250"><br><p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: Calibri, sans-serif; "><b><span style="font-family: Infra, sans-serif; color: rgb(14, 14, 14);">EYLÜL DERT AYI</span></b></p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: Calibri, sans-serif; "><span style="font-family: Infra, sans-serif; color: rgb(14, 14, 14);">CHP Mersin Milletvekili Gülcan Kış, artan kırtasiye fiyatlarının aileler üzerindeki ağır yükü daha da artırdığını belirterek; “Eylül ayı veliler için dert ayı olmaya başladı. Okullar yine çileyle açılıyor. Kalemden deftere, çantadan boya setine kadar en basit kırtasiye malzemelerinin bile fiyatları neredeyse iki katına çıktı. Bir düzine kurşun kalemin fiyatı 50 TL’den 160 TL’ye, bir silginin fiyatı 10 TL’den 27 TL’ye, bir açacak 10 TL’den 30 TL’ye, 25 TL olan defter ise 90 TL’ye yükseldi. Orta kalite bir çanta 1000 TL’yi buluyor, 500’lü fotokopi kağıdı 130 TL’ye satılıyor. Su mataraları 200 TL ile 2000 TL arasında değişiyor, 30 TL olan pastel boya ise 90 TL’ye çıktı. Bu durum, 17 bin 2 lira asgari ücret alan dar gelirli ailelerin belini büküyor. Emekli maaşları ve asgari ücret bu kadar düşükken, veliler bu alışverişleri nasıl yapacak?” dedi. </span></p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: Calibri, sans-serif; "><span style="font-family: Infra, sans-serif; color: rgb(14, 14, 14);"> </span></p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: Calibri, sans-serif; "><b><span style="font-family: Infra, sans-serif; color: rgb(14, 14, 14);">“HÜKÜMET SORUMLULUĞUNU YERİNE GETİRMİYOR”</span></b></p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: Calibri, sans-serif; "><span style="font-family: Infra, sans-serif; color: rgb(14, 14, 14);">CHP’li Kış, hükümetin eğitimde fırsat eşitliğini sağlamakla yükümlü olduğunu, ancak bu sorumluluğu yerine getiremediğini ifade ederek, şöyle devam etti: </span></p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: Calibri, sans-serif; "><span style="font-family: Infra, sans-serif; color: rgb(14, 14, 14);"> </span></p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: Calibri, sans-serif; "><span style="font-family: Infra, sans-serif; color: rgb(14, 14, 14);">“1. sınıfa başlayacak bir öğrencinin masrafı 4.500 TL’yi buluyor, eğer bu ürünler A kalite alınacak olursa bu rakam 6000 TL’yi buluyor. Bu masraflar sadece bir başlangıç; veliler yıl boyunca bu malzemeleri sürekli yenilemek zorunda kalacak ve bu da ek maliyetler getirecek. Peki, hükümet nerede? Neden bu konuda hiçbir adım atmıyor? Aileler, bu ekonomik koşullar altında çocuklarının temel eğitim ihtiyaçlarını karşılamakta zorlanırken, hükümetin bu duruma sessiz kalması kabul edilemez.”</span></p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: Calibri, sans-serif; "><b><span style="font-family: Infra, sans-serif; color: rgb(14, 14, 14);"> </span></b></p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: Calibri, sans-serif; "><b><span style="font-family: Infra, sans-serif; color: rgb(14, 14, 14);"> </span></b></p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: Calibri, sans-serif; "><b><span style="font-family: Infra, sans-serif; color: rgb(14, 14, 14);">VERGİ YÜKÜ HAFİFLETİLMELİ</span></b></p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: Calibri, sans-serif; "><span style="font-family: Infra, sans-serif; color: rgb(14, 14, 14);">Kırtasiye malzemelerinin üzerindeki vergi yükünün hafifletilmesi gerektiğini altını çizen Kış, kırtasiye ürünlerindeki KDV oranının %1’e düşürülmesini, aynı zamanda, çocukların sağlıklı beslenmelerini sağlamak adına, okullarda en az bir öğün yemek ücretsiz verilmesini istedi. </span></p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: Calibri, sans-serif; "><span style="font-family: Infra, sans-serif; color: rgb(14, 14, 14);"> </span></p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: Calibri, sans-serif; "><b><span style="font-family: Infra, sans-serif; color: rgb(14, 14, 14);">MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI’NA ÇAĞRI</span></b></p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: Calibri, sans-serif; "><span style="font-family: Infra, sans-serif; color: rgb(14, 14, 14);">Milli Eğitim Bakanlığı’na seslenen Kış, kırtasiye masraflarının azaltılması, KDV indirimi, ücretsiz okul yemekleri ve öğrencilere yönelik destek paketleri konusunda acil düzenlemeler yapılmasını talep etti. Kış, “Öğrencilerimizin eğitim hakkı, hükümetin yanlış ekonomi politikaları nedeniyle tehdit altında. Milli Eğitim Bakanlığı, bu konuda sorumluluk almalı ve gereken adımları atmalıdır. Aksi takdirde, çocuklarımızın geleceği karanlıkta kalacaktır” dedi.</span></p> 
 ]]></description>
<link>https://dijitalhaberajansi.com.tr/chp-mersin-milletvekili-gulcan-kis-eylul-ayi-velilerin-dert-ayi-siyaset-internetin-ajansi/4493/</link>
<pubDate>Fri, 20 Sep 2024 13:35:00 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>CHP GENEL BAŞKAN YARDIMCISI BURHANETTİN BULUT: “TÜRKİYE’DE 8 YILDIR KAÇ ÇOCUĞUN KAYBOLDUĞU BİLİNMİYOR” - SİYASET - İnternetin Ajansı</title>
<description><![CDATA[<img src="https://dijitalhaberajansi.com.tr/images/haberler/chp-genel-baskan-yardimcisi-burhanettin-bulut-turkiyede-8-yildir-kac-cocugun-kayboldugu-bilinmiyor---siyaset---internetin-ajansi.jpg" width="250"><br><p>CHP Genel Başkan Yardımcısı Burhanettin Bulut, Türkiye’nin kayıp çocuklarını bir kez daha Meclis gündemine taşıdı. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş’ın yanıtlaması istemiyle TBMM Başkanlığına soru önergesi veren Bulut, “Diyarbakır'da 21 Ağustos'ta 8 yaşındaki Narin Güran'ın kaybolmasının ardından gözler bir kez daha Türkiye’nin kayıp çocuklarına çevrilmiştir” dedi.</p>

<p>KAYBOLAN ÇOCUKLAR BULUNAMIYOR</p>

<p>Son yıllarda büyük artış gösteren kayıp çocukların sayısının toplumsal bir yara olarak karşımızda durduğunu kaydeden Bulut, şöyle devam etti:</p>

<p>“En acısı da kaybolan ya da kaçırılan çocukların büyük bir bölümü bulunamamaktadır. Konuyla ilgili istatistik en son TÜİK tarafından 2016 yılında açıklanmış, bu tarihten sonra herhangi bir veri açıklanmamıştır. 8 yıl önce yayınlanan TÜİK Adli İstatistik verilerine göre, Türkiye'de hakkında resmi olarak kayıp müracaatı yapılan ve güvenlik birimleri ya da vatandaşlar tarafından bulunarak güvenlik birimlerine getirilen çocuk sayısı 2008 ve 2016 yılları arasında 104 bin 531’dir. 2016-2023 yılları arasında kaç çocuğun kaybolduğu, bu çocukların kaçının bulunabildiğine dair herhangi bir istatistik bulunmamaktadır.”</p>

<p>“KAYIP ÇOCUKLARIN SAYISI SIR”</p>

<p>Kayıp çocuklarla ilgili verdiği önergelere yanıt alamadığını belirten Bulut, “Ortada devasa bir kayıp çocuk sorunu var. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı izlemekle yetiniyor. Türkiye’de kayıp çocukların sayısı sır.  Bu durum başta Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın olmak üzere iktidarın ayıbıdır” dedi.</p>

<p>TÜİK NEDEN 8 YILDIR İSTATİSTİK YAYINLAMIYOR?</p>

<p>CHP’li Bulut, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Göktaş’ın yanıtlanması istemiyle şu soruları yöneltti:</p>

<p>-Çocukların kaybolmasına yönelik TÜİK Adli İstatistik verileri neden 8 yıldır yayınlanmamaktadır?</p>

<p>-Kaybolan çocuklarla ilgili adli istatistik yayınlamaktan vazgeçilmesinin nedeni nedir?</p>

<p>-Son 8 yılda kaç çocuk kaybolmuş, bu çocukların kaçı bulunarak ailesine teslim edilmiştir?</p>

<p>KAÇ ÇOCUK BULUNDU?</p>

<p>-Bu dönem içinde kaybolan çocukların yaş ve cinsiyet dağılımı nedir?</p>

<p>-2008 ve 2016 yılları arasında kaybolan 104 bin 531 çocuktan kaçı bulunmuş ve ailelerine teslim edilmiştir?</p>

<p>-Kayıp çocukların önüne geçilmesi için Bakanlığınız tarafından yapılan herhangi bir çalışma var mıdır?</p> 
 ]]></description>
<link>https://dijitalhaberajansi.com.tr/chp-genel-baskan-yardimcisi-burhanettin-bulut-turkiye-de-8-yildir-kac-cocugun-kayboldugu-bilinmiyor-siyaset-internetin-ajansi/4492/</link>
<pubDate>Fri, 20 Sep 2024 13:35:00 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>CHP’Lİ ARPACI: TEKSTİLDE İSTİHDAM KAYBI 300 BİN, 2 BİN FİRMA KAPANDI ÖNLEM ALDINIZ MI? - SİYASET - İnternetin Ajansı</title>
<description><![CDATA[<img src="https://dijitalhaberajansi.com.tr/images/haberler/chpli-arpaci-tekstilde-istihdam-kaybi-300-bin-2-bin-firma-kapandi-onlem-aldiniz-mi---siyaset---internetin-ajansi.jpg" width="250"><br><p>Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Milletvekili Şeref Arpacı, tekstil sektörünün sorunlarını TBMM gündemine taşıdı. Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır ve Ticaret Bakanı Ömer Bolat’ın yanıtlaması istemiyle soru önergesi veren Arpacı, hazır giyim ve tekstil sektöründeki daralmanın sebeplerinin araştırılması ve önlenmesine ilişkin Bakanlıkların ne yaptığını sordu.</p>

<p> </p>

<p>CHP’li Arpacı önergesinde şu ifadelere yer verdi:</p>

<p> </p>

<p><strong>“TEKSTİL, TÜRKİYE EKONOMİSİN EN ÖNEMLİ UNSURLARINDAN BİRİ”</strong></p>

<p> </p>

<p>Tekstil sektörü, Türkiye ekonomisinin en önemli unsurlarından biridir. Uzun yıllardır ülke ekonomisine katkıda bulunan bu sektör; istihdam sağlaması, ihracat kapasitesi ve yerli üretim gücüyle öne çıkmaktadır. Pek çok insana iş olanağı sunan sektör, özellikle kadın istihdamında büyük bir rol oynamaktadır. Ayrıca, ihracat gelirleri sayesinde Türkiye'nin dış ticaret dengesine de olumlu bir etkide bulunmaktadır. Tekstil ürünleri, Türkiye'nin başlıca ihracat kalemlerinden biridir ve ülke ekonomisine döviz kazandırmaktadır.</p>

<p> </p>

<p><strong>“300 BİN İSTİHDAM KAYBI YAŞANDI, 2 BİN CİVARINDA ŞİRKET KAPANDI VEYA KÜÇÜLDÜ”</strong></p>

<p> </p>

<p>Ancak; Türkiye için önemli sektörlerden biri olan tekstil ve hazır giyim, son yıllarda üretim ve ihracat açısından gerileme yaşamaktadır. Bu durumun başlıca sebepleri arasında; enflasyona kıyasla düşük kalan döviz kuru, artan enerji ve işçilik maliyetleri, dünya genelindeki ekonomik durgunluk, bunun sonucunda azalan tüketici talebi ve Çin gibi güçlü rakiplerin giderek öne çıkması yer almaktadır. Öte yandan son dönemde Türkiye’den tekstil üreticilerinin, yüksek kur ve Mısır’daki işçilik ve diğer maliyetlerin düşüklüğünden dolayı yatırımlarını Mısır’a taşıdığı gözlenmektedir. İçinde bulunduğumuz koşullarda tekstil sektöründe 300 bine yakın istihdam kaybı yaşandığı, 2 bin civarında şirketin kapandığı veya küçüldüğü belirtilmektedir.</p>

<p> </p>

<p><strong>“ÜRETİMDE EN SERT GERİLEME TEKSTİLDE”</strong></p>

<p> </p>

<p>İstanbul Sanayi Odası Türkiye Sektörel PMI raporuna göre; ağustos ayında, iki yıldan biraz uzun bir süredir ilk kez, takip edilen on sektörün tamamında üretim daralması yaşanmıştır. Üretimde en sert gerileme tekstil ürünlerinde kaydedilmiştir. Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) verilerine göre, tekstil ve hammaddeleri ihracatı Temmuz 2024'te geçen yılın aynı ayına göre yüzde 15,1 oranında artarak 798,9 milyon dolara yükselmiştir. Sektörün Ocak – Temmuz dönemini kapsayan yılın ilk 7 aylık ihracatı ise yüzde 1,4 gerileyerek 5 milyar 418 milyon dolara düşmüştür. Son 12 aylık ihracat da yüzde 3,6'lık artış kaydederek 9 milyar 473 milyon dolara ulaşmıştır. TİM'in sektörel bazda ihracat rakamları incelendiğinde, Türkiye ekonomisini domine eden sektörler arasında ilk sıralarda yer alan hazır giyim ve konfeksiyon ihracatı da geçen ay yüzde 7,3 artışla 1 milyar 662 milyon dolara çıkmıştır. Sektörün yılın ilk 7 ayında gerçekleştirdiği ihracat da yüzde 10,2 oranında azalarak 10 milyar 360 milyon dolara inmiştir. Geriye dönük 12 aylık sektör ihracatı ise yüzde 11,1 oranında düşerek, 18 milyar 69 milyon dolara gerilemiştir.</p>

<p> </p>

<p><strong>“ÖNLEM ALDINIZ MI? TEŞVİK VE DESTEK PAKETİ ÇALIŞMANIZ VAR MI?”</strong></p>

<p> </p>

<p>CHP’li Arpacı, önergesinde Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır ve Ticaret Bakanı Ömer Bolat’a şu soruları yöneltti:</p>

<p> </p>


	Hazır giyim ve tekstil sektöründeki daralmanın sebeplerinin araştırılması ve önlenmesi hakkında Bakanlığınızın herhangi bir çalışması var mıdır? Varsa hangi aşamadadır?
	Bakanlığınız sektördeki yüksek girdi maliyetlerine karşı üreticileri rahatlatacak teşvik veya destek paketi çalışması var mıdır? Varsa hangi aşamadadır?
	Bakanlığınız hazır giyim ve tekstil sektörünün ihracattaki payının artırılması için hangi çalışmaları yapmaktadır?
	Bakanlığınız sektörün küresel rekabetçiliğini korumak için hangi çalışmaları yapmaktadır?
	Bakanlığınızın sektöre yönelik yatırımcı ve müşterilerin rakip ülkelere yönelmesini önleyici bir çalışması var mıdır? Varsa hangi aşamadadır?
	Son beş yılda, yıllara göre, kapanan hazır giyim, tekstil ve konfeksiyon üretim tesislerinin sayısı kaçtır? İllere göre bu sayı nedir?
	Son beş yılda kapanan firmalar nedeniyle işsiz kalan kişi sayısı nedir?
	Bakanlığınızın sektördeki üretim ve istihdamı artırmaya yönelik çalışmaları var mıdır? Varsa hangi aşamadadır?
	Bakanlığınız, sektördeki rekabeti engelleyen finansal sorunların giderilmesine yönelik hangi çalışmaları yapmaktadır? 
 ]]></description>
<link>https://dijitalhaberajansi.com.tr/chp-li-arpaci-tekstilde-istihdam-kaybi-300-bin-2-bin-firma-kapandi-onlem-aldiniz-mi-siyaset-internetin-ajansi/4491/</link>
<pubDate>Fri, 20 Sep 2024 13:35:00 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>CHP Mersin Milletvekili Gülcan Kış: “AKP İktidarının Ekonomi Politikaları Nedeniyle Esnaf Kepenk İndiriyor, Şirketler Batıyor” - SİYASET - İnternetin Ajansı</title>
<description><![CDATA[<img src="https://dijitalhaberajansi.com.tr/images/haberler/chp-mersin-milletvekili-gulcan-kis-akp-iktidarinin-ekonomi-politikalari-nedeniyle-esnaf-kepenk-indiriyor-sirketler-batiyor---siyaset---internetin-ajansi.jpg" width="250"><br><p> </p>

<p>Gülcan Kış, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’nin (TOBB) verilerine dayanarak, Temmuz ayında 2 bin 889 şirketin kapandığını ve bu sayının bir önceki aya göre %42,9, geçen yılın aynı ayına göre ise %39,8 oranında arttığını vurguladı. 2024’ün Ocak-Temmuz döneminde kapanan şirket sayısının %28,3 artışla 14 bin 828’e ulaştığını belirtti. Ayrıca, Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu (TESK) verilerine göre, yılın ilk yedi ayında 51 bin 55 esnafın kepenk kapattığını ifade eden Kış, Mersin özelinde ise 2024’ün ilk 7 ayında 1348 esnafın kepenk kapattığını belirtti.</p>

<p> </p>

<p>CHP’li Kış, konkordato ilanlarının büyük bir artış gösterdiğine dikkat çekerek, Ocak-Temmuz döneminde 788 firmanın konkordato ilan etmek zorunda kaldığını belirtti. Aynı dönemde karşılıksız çek sayısının %80 artışla 146 bine ulaştığını ve bu çeklerin toplam tutarının 90 milyar TL’ye çıktığını ifade eden Kış, “Karşılıksız çeklerdeki bu patlama, piyasadaki güvenin ne kadar zayıfladığını ve işletmelerin nasıl bir finansal sıkıntı içinde olduğunu gösteriyor” dedi.</p>

<p> </p>

<p>CHP Mersin Milletvekili Gülcan Kış, seçim bölgesi Mersin için ise “Protestolu senet sayısı %589 artışla 545 milyon TL’ye, karşılıksız çek adedi ise %86 artarak 2.588’e, tutarı %224’lük artışla 1 milyar 429 milyon TL’ye ulaştı.” Dedi.</p>

<p> </p>

<p>Gülcan Kış, “Mersin üretim, ihracat ve yarattığı katma değerle tüm sorunlara rağmen ekonomik çarkların döndüğü bir merkez. Üreten bir kent olmaya devam edeceğiz,” diyerek, Mersin iş dünyasının zorluklara rağmen üretmeye devam ettiğini vurguladı.</p> 
 ]]></description>
<link>https://dijitalhaberajansi.com.tr/chp-mersin-milletvekili-gulcan-kis-akp-iktidarinin-ekonomi-politikalari-nedeniyle-esnaf-kepenk-indiriyor-sirketler-batiyor-siyaset-internetin-ajansi/4490/</link>
<pubDate>Fri, 20 Sep 2024 13:35:00 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>Gürer: “ 1 milyon öğrenci taşımalı eğitime devam ediyor” - SİYASET - İnternetin Ajansı</title>
<description><![CDATA[<img src="https://dijitalhaberajansi.com.tr/images/haberler/gurer--1-milyon-ogrenci-tasimali-egitime-devam-ediyor---siyaset---internetin-ajansi.jpg" width="250"><br><p><strong>GÜRER’İN  YAZILI SORU ÖNERGESİ</strong></p>

<p>CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer’in önergesinde aşağıdaki sorular yer aldı:</p>

<p>“2023 yılında yapılan genel seçimler öncesi dönemin Milli Eğitim Bakanı tarafından yapılan "Önümüzdeki 3 ay içerisinde Türkiye'deki hane sayısı 10'un altında olmayan ama köy okulu kapalı olan tüm okulları vatandaşlarımızın hizmetine sunacağız. Tüm köy okullarım açacağız." açıklamasına rağmen, köy ve kasabalarda okulların kapatılmaya devam edilmesi durumu göz önüne alındığında, 2002 ve 2024 yılları arasında kapatılan köy ve kasaba okullarının sayısı kaçtır? </p>

<p>Yeniden açılan köy okulu var mıdır?</p>

<p>Niğde ilinde kaç köy ve kasaba okulu kapatılmıştır? İlkokul, ortaokul ve lise olarak dağılımı nedir? </p>

<p>Kapanan köy okullarından kaçı yıkılmıştır?</p>

<p>2002 ve 2024 yılları arasında Türkiye genelinde bulunan köy ve kasabalarda kaç okulda eğitim sağlanmaktadır? </p>

<p>2024 yılında kapanması planlanan okul sayısı kaçtır?</p>

<p>2024 yılında ülkemizde taşımalı eğitim sistemi kapsamında bulunan öğrencilerin ilkokul, orta okul ve lise seviyelerine göre dağılımı nasıldır? </p>

<p>Taşımalı eğitimde öğrenci sayısı itibari ile en yüksek olan ilk 5 il hangisidir?</p>

<p>2002 yılında köy okullarına kayıtlı öğrenci sayısı nedir? </p>

<p>2023 -2024 yılı öğretim yılında köylerde ve kasabalarda toplam öğrenci sayısı ne kadardır? </p>

<p>Kaç öğretmen köy ve kasabalarda görev yapmaktadır? </p>

<p>Kadrolu öğretmen sayısı kaçtır?</p>

<p>2002-2003 ve 2023-2024 eğitim-öğretim dönemlerinde köylerde ve kasabalarda kaç okul bulunuyordu ve bu okulların kaçı ilkokul, ortaokul, okul öncesi kurum ve ortaöğretim kurumlarından oluşuyordu?</p>

<p> Halen kaç okul kullanılabilir durumdadır? Son on yılda yapılan yeni köy ve kasaba okul sayısı kaçtır?</p>

<p>Taşımalı eğitim sisteminde öğrencilerin uzun mesafeler katetmek ve farklı bir yerde eğitim almanın basanlarına etkileri üzerinde bir araştırma yapılmış mıdır? Taşımalı eğitim alan kız öğrencilerin bir üst okulda eğitime devam etme oranları nedir?</p>

<p>Köy ve kasabalarda okulların kapatılması sonucunda kırsal kesimdeki öğrencilerin merkezi sınavlardaki başarı oranları bu kapanmalardan nasıl etkilenmiştir?</p>

<p>Kapatılan köy ve kasaba okullarının yeniden açılması planlanmakta mıdır?</p>

<p>2024-2025 eğitim-öğretim yılında açılması ve kapatılması planlanan köy ve kasaba okullarınınillere göre sayısal dağılımı nasıldır? </p>

<p>Niğde ilinde kapatılması planlanan okul sayısı kaçtır?”</p>

<p><strong>BAKAN TEKİN’İN YANITI</strong></p>

<p>Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi  Gürer’in tüm sorularımı yanıtlamadı. Yanıtladığı sorulara  verdiği yanıtta, “2023-2024 eğitim öğretim yılında Türkiye genelinde taşımalı eğitim kapsamında ilköğretim düzeyinde 618.056, ortaöğretim düzeyinde ise 394.644 öğrenci taşımalı eğitim sistemine dahil edildi. İlköğretimde en fazla taşımalı eğitim yapılan iller Şanlıurfa, Diyarbakır, Van, Samsun ve Antalya olurken, ortaöğretimde ise Hatay, Diyarbakır, Şanlıurfa, Van ve Şırnak illeri ilk beş sırada yer almaktadır.” ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>NİĞDE’DE KAPANAN OKULLARIN DURUMU</strong></p>

<p>Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Niğde özelinde yaptığı açıklamada, 2002 ve 2024 yılları arasında köy ve kasabalarda 31 okulun kapatıldığını ifade etti. Bu okulların 21’i ortaokul, 9’u ilkokul düzeyinde olup, lise düzeyinde kapatılan okul olmadığı belirtildi. 2024 yılında ise taşımalı eğitim kapsamında Niğde’de 370 ilkokul, 762 ortaokul, 548 özel eğitim ve 715 lise öğrencisi taşınarak eğitimlerine devam etmektedir. Ayrıca, 2002 yılında köy ve kasabalarda 18.151 öğrenci kayıtlıyken, bu sayı 2024 yılında 17.200’e düştü. Niğde’deki okullarda 200 ücretli ve 1151 kadrolu öğretmenin görev yaptığı belirtildi.</p>

<p>Bakan Tekin, 2023-2024 eğitim öğretim yılında köy ve beldelerde 192 okul bulunduğu, Son on yılda  9 yeni okul açıldığını söyledi.</p>

<p><strong>YENİ OKUL AÇILMIYOR, TAŞIMALI EĞİTİM SORUNU BÜYÜYOR</strong></p>

<p>Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, köy okullarının kapatılmasının öğrenci başarısına olumsuz bir etkisinin olmadığını ve 2024-2025 eğitim-öğretim yılı için köy ve kasaba okullarının açılması planlanmadığını bildirdi. Önceki Bakan Mahmut Özer’in 6 Ocak 2023 tarihinde “Önümüzdeki 3 ay içerisinde Türkiye'deki hane sayısı 10'un altında olmayan ama köy okulu kapalı olan tüm okulları vatandaşlarımızın hizmetine sunacağız. Tüm köy okullarım açacağız." Sözleri boşlukta kaldı. Bakan Tekin açıklamasına Taşımalı eğitim sisteminin yaygınlaşmasının, özellikle kız çocuklarının eğitimine devam etme oranları üzerindeki etkisi yanıtsız bıraktı.</p>

<p><strong>ÖMER FETHİ GÜRER ELEŞTİRDİ</strong></p>

<p> </p>

<p>CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer Taşımalı eğitimi biteceği sözlerinin boşlukta kaldığını belirtti.Gürer”2024-2025 öğretim yılı başladı. 20 milyon öğrencimiz okullarına kavuştu. 1 milyon 150 bin öğretmenimiz görevlerini sürdürüyorlar. 750 bin derslikte de eğitim devam ediyor. Bu yıl da öğrencilerimize bir öğün yemek dahi verilmiyor. Bunun yanı sıra, eğitim giderlerinin geçen yıla göre %100 oranında artması, aile bütçesinde önemli sarsıntıya neden oldu. Ancak önemli olan bir husus daha var, o da taşımalı eğitim. Geçtiğimiz yıl taşımalı eğitimde taşınan 1 milyon 12 bin öğrenci, bu yıl da taşımalı eğitim alacak. İlköğretimde 618 bin, ortaöğretimde 394 bin öğrenci geçtiğimiz yıl taşımalı eğitim almıştı. Taşımalı eğitimin kaldırılacağı ifade ediliyordu. Kırsalda köy okulları kapandığı için taşımalı eğitim bir zorunluluk haline geldi. Taşımalı eğitimde özellikle saat uygulaması değişmediği takdirde, erken saatte okula gitmek zorunda olan çocuklar uykulu şekilde okula gidiyorlar. Kimileri de yolda olumsuzluklar yaşıyor. Bunun yanında okul-veli ilişkisi kopuyor çünkü köydeki anne-baba, okula gidip çocuğu ile yeterince ilgilenemiyor. Bu nedenle de kırsaldan okul olan yerlere göç devam ediyor. Taşımalı eğitim bitecek denmişti; oysa bu yıl da devam ediyor. Bu anlamda okulların kapatılmasının sona ereceği, köy okullarının bir öğrenci olsa dahi açılacağı yönündeki ifadeler bu yıl da uygulamaya girmedi. Ve bu yıl da bazı köylerde 5-6 öğrenci olan okullar kapatılıyor. 9 öğrencisi olan da bir öğrencisi eksik diye okulunun kapatıldığı köylerimiz var. Bu köylerimizin boşalmasına yol açan bu uygulamadan vazgeçilmeli. Köy okulları mutlak suretle yeniden açılmalı. Taşımalı eğitim yerine, her öğrenci olduğu yerde eğitim alma olanağına erişmeli. Ayrıca mutlaka tüm öğrencilere yemek verilmesini sağlayacak uygulamaya geçilmelidir.” dedi.</p>

<p> </p> 
 ]]></description>
<link>https://dijitalhaberajansi.com.tr/gurer-1-milyon-ogrenci-tasimali-egitime-devam-ediyor-siyaset-internetin-ajansi/4489/</link>
<pubDate>Fri, 20 Sep 2024 13:35:00 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>Gürer: "Çözümsüz sorun yoktur" - SİYASET - İnternetin Ajansı</title>
<description><![CDATA[<img src="https://dijitalhaberajansi.com.tr/images/haberler/gurer-cozumsuz-sorun-yoktur---siyaset---internetin-ajansi.jpg" width="250"><br><p>CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Niğde’de farklı kesim temsilcileri ile buluşarak sorunları dinledi ve çözüm önerilerini anlattı. Gürer, "Çözümsüz sorun yoktur. Yönetenlerin tercih ettiği sistemlerin yarattığı sorunlar vardır. Serbest piyasa ekonomisi ile gelinen boyut irdelenmeli ve bu bağlamda yapılması gereken değişiklikler yapılmalıdır. Dünya’da gelişmiş ülkeler Endüstri 5.0’a geçmişken ülkemiz Endüstri 3.5'te gelişmesini hızlandıramaz. Her alanda bilgi ve bilimselliği önceleyen uygulamalar esas alınmalıdır ve Endüstri 4.0’a geçilmelidir." dedi.</p>

<p>CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, tarımda yaşanan sorunların birdenbire ortaya çıkmadığına dikkat çekti. Gürer, "22 yıl sonra planlamadan söz eden ve bir dizi değişiklik deneyen iktidar, bugünleri dün göremediği için sorunlar oluştu. İthalatı da ihracatı da doğru yönetemediler. Bu yıl tüm ürünlerde oluşan sorunun kaynağı, sürecin doğru yönetilememesidir." diye konuştu. Tarımın siyaset üstü olduğunu ve tarımda yapılan yanlışlıkların bedelini herkesin ödeyeceğini ifade eden Gürer, "Çözüm var, yeter ki doğru tercihler belirlensin." dedi. İş insanlarının ve muhtarların sorunlarını yakından izlediklerini ifade eden Ömer Fethi Gürer, çiftçi ve esnaflar için TBMM’ye sunduğu kanun tekliflerini de anlattı. Tarım kesiminin borçlarının 2027 yılına kadar ötelenip faiz alınmamasını ve esnafın kullandığı kredi faizlerinin sabit kılınıp değişik faiz uygulanmamasını istediklerini de söyleyen Gürer, "Bu ülke hepimizin. İşçi, çiftçi, esnaf, emekli, iş insanı; kısacası toplumun geniş kesimlerinin aynı anda sorun yaşaması, bir şeylerin yanlış gittiğinin de göstergesi," dedi.</p>

<p>CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Niğde Sanayi ve Ticaret Odası Başkanı Şevket Katırcıoğlu ve iş insanları Serdar Ecemiş, Feridun Ecemiş, Nurettin Demiray, Fikret Öztürk, Niğde Esnaf ve Sanatkarları Odaları Birliği Başkanı Alim Yeşil, Niğde Şoförler ve Otomobilciler Odası Başkanı Halil İbrahim Kızıltan, Niğde Ziraat Odası Başkanı Veli Kenar, Niğde İli Damızlık Koyun Keçi Yetiştiricileri Birliği Başkanı Şuayip Demirkol, Niğde Süt Üreticileri Birliği Başkanı Ahmet Demirkoparan, Niğde İli Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği Başkanı Bilgehan Güney, Niğde İli Muhtarlar Derneği Başkanı Bahtiyar Yamaner ile ayrı ayrı makamlarında görüştü. Erdal Aydoğan ile ziyaretlerinde önerileri, çalışmaları ve eleştirileri dinleyen Ömer Fethi Gürer, Niğde ve ülke yararına olumlu çalışmalara destek verip eksikleri de gündeme getirmeye devam edeceklerini ifade etti. "Niğde için 22 yılda akılda kalan tek bir büyük projeleri yok." dedi.</p>

<p><strong>NİĞDE HAVAALANI YAPILMALI</strong></p>

<p>Niğde ili için mega projelerin de gerekli olduğunu ziyaretlerinde anlatan Ömer Fethi Gürer, "Niğde’den nüfusu daha az illere havaalanı yapıldı, iktidar söz verdiği halde Niğde’ye havaalanı yapılmadı. Yüksek hızlı tren projelerinde Niğde merkez bulunmuyor. 10 yıl önce 200 Çinli'nin Niğde’de fabrika kuracağı sözü verildi ama gerçekleşmedi. Seçimden seçime 'Niğde’de petrol çıktı' söylentisine rağmen petrol çıkarılmadı. Enerji ile ilgili yatırımlar yanında Aktaş TCDD istasyonu da yapılmadı. Niğde’ye bir mega proje yapılsın istiyoruz." diye konuştu.</p>

<p><strong>YENİ EMNİYET MÜDÜRÜNE BAŞARI DİLEDİ</strong></p>

<p>Çankırı Emniyet Müdürü iken Niğde İl Emniyet Müdürlüğü'ne atanan Yılmaz Delen’i, Erdal Aydoğan ile ziyaret ederek görevinde başarı diledi. Vekil Ömer Fethi Gürer, Emniyet Müdürü ile Niğde üzerine sohbet gerçekleştirdi.</p> 
 ]]></description>
<link>https://dijitalhaberajansi.com.tr/gurer-cozumsuz-sorun-yoktur-siyaset-internetin-ajansi/4488/</link>
<pubDate>Fri, 20 Sep 2024 13:35:00 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>CHP MERSİN MİLLETVEKİLİ GÜLCAN KIŞ: “BAKANLIĞIN AÇIKLADIĞI RAKAMLAR YOKSULLUĞUN İTİRAFIDIR”  - SİYASET - İnternetin Ajansı</title>
<description><![CDATA[<img src="https://dijitalhaberajansi.com.tr/images/haberler/chp-mersin-milletvekili-gulcan-kis-bakanligin-acikladigi-rakamlar-yoksullugun-itirafidir----siyaset---internetin-ajansi.jpg" width="250"><br><p>Kış, “Bakanlığın verilerine baktığımızda temmuz ayında 3 milyon 792 bin 340 haneye düzenli sosyal yardımın, 3 milyon 658 bin 880 haneye elektrik ve 598 bin 902 haneye doğalgaz tüketim desteğinin verildiğini görüyoruz. Ayrıca, Bakanlık 8 milyon 346 bin 946 kişinin GSS primlerini üstlenerek, sağlık sigortalarını karşıladı” ifadelerini kullandı. Yardımların yılın ilk üç ayından sonra azaldığına dikkat çeken Kış, yerel seçimlerin geride kalmasıyla birlikte iktidarın sosyal yardımları kıstığını kaydetti.</p>

<p> </p>

<p><strong>“Yoksulluk Derinleşiyor, Yardıma İhtiyaç Artıyor”</strong></p>

<p> </p>

<p>Türkiye’deki yoksul sayısının hızla arttığına dikkat çeken CHP Mersin Milletvekili Kış, TÜİK’in hane başına düşen kişi sayısı hesabına göre 15 milyon 169 bin 360 kişinin düzenli sosyal yardımlarla geçinmeye çalıştığını belirtti.  Sosyal yardıma başvuranların sayısındaki artışın da altını çizen Kış, “2022 yılında 18 milyon 30 bin olan yoksul sayısı, 2023’te 18 milyon 219 bin kişiye yükseldi. Bu yılın sadece ilk 7 ayında bu rakam 15 milyon 169 bin 360’a çıktı” dedi.</p>

<p> </p>

<p><strong>SED Yardımları ve Artan Çocuk Yoksulluğu</strong></p>

<p> </p>

<p>Ailelerin geçim sıkıntısı nedeniyle çocuklarının bakımı için bakanlıktan destek aldığını belirten Kış, Sosyal ve Ekonomik Destek (SED) programından yararlanan çocuk sayısının 2024 Temmuz ayında 167 bin 873’e ulaştığını söyledi. Bu rakamın 2020’de 129 bin 422 olduğunu kaydeden Kış, çocuk yoksulluğunun giderek arttığını vurguladı.</p>

<p> </p>

<p><strong>“Aile Destek Yardımları 3.2 Milyon Kişiye Ulaştı”</strong></p>

<p> </p>

<p>Aile Destek Programı’ndan yararlanan hanelerin sayısında da patlama yaşandığını kaydeden Kış, “2022 yılında 2.5 milyon hanenin dahil olduğu Türkiye Aile Destek Programı’ndan 2024 Temmuz ayında 3 milyon 233 bin 648 kişi faydalandı” ifadelerini kullandı. İktidarın yoksullukla mücadele politikalarının yetersiz kaldığını ve bu sorunun çözümü için daha etkili sosyal politikalar gerektiğini belirten Kış, “Vatandaşlarımız, sosyal yardımlarla geçinmeye çalışırken hükümetin vatandaşın sırtına yüklediği ekonomi politikalarının gerçek yüzü ortaya çıkmıştır” dedi.</p>

  
 ]]></description>
<link>https://dijitalhaberajansi.com.tr/chp-mersin-milletvekili-gulcan-kis-bakanligin-acikladigi-rakamlar-yoksullugun-itirafidir-siyaset-internetin-ajansi/4487/</link>
<pubDate>Fri, 20 Sep 2024 13:35:00 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>CHP SÜT ÜRETİCİLERİNİN SORUNLARI TBMM GÜNDEMİNE TAŞIDI - SİYASET - İnternetin Ajansı</title>
<description><![CDATA[<img src="https://dijitalhaberajansi.com.tr/images/haberler/chp-sut-ureticilerinin-sorunlari-tbmm-gundemine-tasidi---siyaset---internetin-ajansi.jpg" width="250"><br><p>CHP Aydın Milletvekili Evrim Karakoz; “Meclis Araştırma Komisyonu kurulması için hazırladığı teklifte yem fiyatları ve artan girdi maliyetlerine, Ulusal Süt Konseyi’nin çiğ sütte belirlediği düşük fiyatların süt üreticilerini memnun etmediğine, zararına üretim yapan süt üreticisinin ya üretimi bıraktığına ya da maliyetleri karşılayamadıkları için süt hayvanlarını kesime gönderdiğini, çiğ süt üreticilerinin sorunlarının araştırılması ve çözülmesi gerektiğini, bunun içinde komisyon kurulması gerektiğini” ifade etti.</p>

<p> </p>

<p><strong>ÇİĞ SÜTTE ALIM GARANTİSİ VERİLMELİDİR</strong></p>

<p>Ulusal Süt Konseyi hem süt üreticisinin hakkını hem de tüketicinin hakkını koruyabilmek adına gerçekçi bir tavsiye fiyatı belirlemesi gerekirken girdi maliyetlerini bile karşılamayan fiyat belirlediğinin altını çizen CHP’li Karakoz; “hâlbuki olması gereken çiğ sütte üreticiye alım ve fiyat garantisi vermektir. Bu garanti verilmediği için fabrikalar ve diğer firmalar üreticilerin elindeki Süt’ü kendi belirledikleri düşük fiyatlardan alıyorlar ve üreticiyi zor durumda bırakıyor” hatırlatmasını yaptı.</p>

<p> </p>

<p>CHP’li Karakoz; “Ulusal Süt Konseyi 1 Mayıs 2024 tarihinde çiğ süt alım fiyatını 14 lira 65 kuruş olarak belirlemesine rağmen, Aydın’da ve birçok ilimizde birçok firmanın çeşitli gerekçelerle eski fiyattan süt aldığı bilinmektedir. Ayrıca; firmaların süt üreticilerini süt almamakla tehdit ettiği ve kendi şartlarını üreticilere dayattığı iddiaları sıklıkla gündeme gelmektedir. Bu iddialar ve piyasa şartları araştırılmalıdır” vurgusunu yaptı</p>

<p> </p>

<p><strong>SÜT ÜRETİCİLERİ MAĞDUR EDİLİYOR</strong></p>

<p>İktidarın, gıda enflasyonundaki artışı baskılamak için çiğ süt üreticilerini maliyetin altındaki fiyatlara mahkûm ettiğini ve üreticiyi firmaların insafına bıraktığını ifade eden Karakoz; “üretici zararına süt satıyor, tüketici marketlerdeki süt’ü pahalılık nedeniyle alamıyor. Üretici ile tüketici arasında köprü görevi gören firmalar yüksek oranda kar elde ediyor. Süt üreticisi ise bırakın kâr elde etmeyi, üretim maliyetini bile karşılayamıyor” değerlendirmesini yaptı.</p>

<p> </p>

<p>CHP Aydın Milletvekili Evrim Karakoz; “mevcut tarım ve ekonomi politikaları çiğ süt üreticilerini bitirme noktasına getirmiştir. Süt üreticisi, 1 kilo süt sattığında 1 kilo yem dahi alamıyor. İktidar bir an önce süt üreticilerinin yaşadıkları sorunların araştırılması, çözüm yollarının belirlenmesi ve üretime devam etmelerini sağlayacak politikaların geliştirilmesi amacıyla TBMM’de meclis araştırma komisyonu kurumasına destek vermelidir” çağrısını yaptı.</p> 
 ]]></description>
<link>https://dijitalhaberajansi.com.tr/chp-sut-ureticilerinin-sorunlari-tbmm-gundemine-tasidi-siyaset-internetin-ajansi/4486/</link>
<pubDate>Fri, 20 Sep 2024 13:35:00 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>Gürer: “Hayvancılıkta süreç doğru yönetilemiyor” - SİYASET - İnternetin Ajansı</title>
<description><![CDATA[<img src="https://dijitalhaberajansi.com.tr/images/haberler/gurer-hayvancilikta-surec-dogru-yonetilemiyor---siyaset---internetin-ajansi.jpg" width="250"><br><p><strong>DAMIZLIK BİRLİĞİ BAŞKANI BİLGEHAN GÜNEY, “HAYVANCILIKTA SORUN YOK DENEMEZ”</strong></p>

<p>Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği Başkanı Bilgehan Güney de bölgede hayvancılık yapanların karşılaştığı zorlukları dile getirdi. Ömer Fethi Gürer'in üretici sorunlarına olan duyarlılığından dolayı teşekkür eden Güney, İç Anadolu Bölgesi'nin hayvancılık açısından kritik bir bölge olduğunu belirterek şunları söyledi: "Bu bölgedeki vatandaşların çoğu geçimini hayvancılıkla sağlıyor. Ancak şu anda süt fiyatları çiftçiyi kurtarmıyor. Ulusal Süt Konseyi’nin 14 lira 65 kuruş olarak açıkladığı fiyat uygulanmıyor. Belli firmalar, üreticinin sütünü 12 liraya alıyor. Yem fiyatları ise 50 kg süt yem 560 ila 600 TL arasında değişiyor. Bu şartlar altında hayvancılıkla uğraşan çiftçiler zarar ediyor. Biz Damızlık Birliği olarak çiftçilerimizi desteklemek için gebe düve getiriyoruz ve bu hayvanları cüzi fiyatlarla satmaya çalışıyoruz. Amacımız hayvancılığa yönlendirmek ve teşvik etmek. Ancak şu an bir durgunluk var, çünkü talep yok. Sütün para etmemesi ve maliyetlerin yüksek olması yüzünden hayvanlarımız elde kalıyor."</p>

<p>Güney, daha önce her ayın 30'unda 60 gebe düve getirdiklerini ve kısa sürede bu hayvanların tamamının satıldığını belirterek, " 2- 3 tır 6 aylık, 7 aylık düve getiriyoruz. Vatandaşla biz bunları 30 gün içinde tüketiyorduk, şu anda bakın 60 tane getirdik, 2 aydır inanın tıkandık. Çünkü talep yok. Talep olmamasının sebebi de sütün para etmemesi, maliyetlerin yüksek olması. Çiftçiler bu şartlarda hayvan alamıyor." dedi.</p>

<p> </p>

<p> </p>

<p><strong>"SÜT FİYATLARI ÜRETİCİYİ KURTARMIYOR"</strong></p>

<p>CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, ziyareti sırasında, Ulusal Süt Konseyi’nin süt fiyatlarını 14 lira 65 kuruş olarak açıklamasına rağmen, bölgedeki üreticilerin sütlerini 12 liradan satması sorun yarattığı belirtti. Farklı ilçe ve köy ,kasaba da sorunu ahırda, işletmede yerinde gözlendiğini ve giderek sıkıntılı sürecin derinleştiğini söyledi.</p>

<p>Gürer, " Üreticiler hem süt hem et için hayvan yetiştiriyorlar ama süt fiyatları üreticiyi kurtarmıyor. Ulusal Süt Konseyi’nin 14 lira 65 kuruş olarak açıkladığı fiyat, bölgemizde küçük aile işletmelerinde 12 lira civarında şekilleniyor. Bu durumda üretici gerçek anlamda mağdur oluyor." dedi.</p>

<p>Süt üretiminde maliyetlerin hızla arttığını ifade eden Ömer Fethi Gürer, "Süt üreticisinin, hayvancılığı sürdürebilmesi için 1 litre süt satıp 1,5 kg yem alabilmesi gerekiyor. Ancak şu anki şartlarda, 1 litre süt satıldığında üretici yalnızca 790 gram yem alabiliyor. 50 kg’lık yemin fiyatı ise 600 liraya kadar çıkmış durumda. Böyle giderse hayvancılığın sürdürülebilmesi mümkün değil." diyerek bu durumun acilen düzeltilmesi gerektiğine dikkat çekti. Gürer, üretici ile konuştuğumuzda çözüm olarak süt fiyatının maliyetler dikkate alınarak en az 17 lira olması gerektiğini söylüyorlar “ dedi.</p>

<p> </p>

<p><strong>GÜRER: "TÜKETİCİ SÜTE ULAŞAMIYOR, ÜRETİCİ PARA KAZANAMIYOR"</strong></p>

<p>CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, çiğ  süt fiyatları ile ilgili yaşanan çelişkiye de dikkat çekti: "En çok şikayet aldığımız konulardan biri de bu: 'Siz diyorsunuz ki süt para etmiyor, ama biz markette sütü 40 liradan alıyoruz' diyorlar. Böyle olunca tüketici süte erişemiyor, üretici ise para kazanamıyor. Sanayici sütü düşük fiyattan alıyor, üretici emeğinin karşılığını alamıyor. Bu durum talep düşüşüne ve hayvancılığın gerilemesine yol açıyor. Raftaki ürün fiyatı artıyor, hem besici hem süt inekçiliği yapan hem de tüketici aynı anda mağdur oluyor." Dedi.</p>

<p>CHP Niğde Milletvekili Ö.Fethi Gürer ayrıca tarımın siyaset üstü olduğunu ve hayvancılıkta yaşanan daralmanın daha geniş çapta sorunlara yol açacağını belirtti: "Hayvancılığın gerilemesi, tüketicinin proteine erişiminde de sorunlar yaratacak. Süt fiyatları ve maliyetlerle ilgili her sorun, et ve süt ürünlerine de yansıyacak. Bu da peynir ve et gibi ürünlerin fiyatlarında da artışa neden olacak." dedi.</p>

<p><strong>"YEM FİYATLARI SÜBVANSE EDİLMELİ, YERLİ ÜRETİM ARTIRILMALI"</strong></p>

<p>CHP Niğde Mv Ömer Fethi Gürer, hayvancılığın sürdürülebilirliği için yapılması gerekenlere de değindi.Gürer: " Bu konuda yapılması gereken; destekler artırılmalı ve yem sübvanse edilerek yem fiyatlarında gerekli düşüş sağlanmalı. İthal yem yerine yerli yemle soruna çözüm üretilmeli. Yurt dışına bağımlı olursak döviz oynadıkça yem fiyatı da artacak. Şimdi döviz sabit ama yem fiyatı yine artıyor. Böyle olunca hayvancılık yapanlar ellerindeki hayvanları kesime gönderiyor. Bir süre fazla hayvan kesime gidince etin fiyatı düşecek ama süreç içinde et fiyatı da yükselecek. Şu anda kesimhanelerde kesim yapılmıyor. Bu nedenle yapılması gereken, hayvancılıkta doğru bir politika uygulanıp yem fiyatlarının sübvanse edilmesidir. Eğer yem fiyatı düşmezse hayvancılığın geleceği sorunlu, çünkü bu hayvanların giderlerinin yüzde yetmişi yem masrafına dayanıyor. Bunun yanında ahır gideri, veteriner gideri, aşısı gibi masraflar da hayvancılıkta önemli maliyet kalemleri. Niğde bölgesinde 1 ila 10 hayvanı olan küçük işletmeler, çiftçilik yapıp karma yemini kendi üretmiyorsa hayvancılığı sürdüremiyor ve ahırları boşalmış durumda." dedi.</p>

<p><strong>BİLGEHAN GÜNEY: "ET PİYASASI DÜŞTÜ, AMA ÜRETİM SÜRDÜRÜLEBİLİR DEĞİL"</strong></p>

<p>Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği Başkanı Bilgehan Güney, et piyasasında da sorunlar yaşandığını belirtti. "Son dönemde et fiyatları bir buçuk, iki aydır sabit kaldı. Eğer et fiyatı yükselseydi, inanın üreticiler ellerindeki hayvanlarını kestirecekti. İyi ki et piyasası düştü, denge sağlandı yoksa hayvan kalmayacaktı. Çünkü üretmek çok zor. Gördüğünüz hayvanlar gebe düveler. Bu hayvanların bu pozisyona gelmesi 25-30 ay sürüyor. Bu hayvanlar iki buçuk ay sonra doğum yapacak. Biz bunları getiriyoruz, Damızlık Birliği olarak, bu işe hevesli olanlarla hayvancılığı teşvik ediyoruz. Bizim işimiz bu. Ancak gördüğünüz gibi hayvanlar satışı bekliyor, çünkü talep yok. Talep olmamasının sebebi de sütün para etmemesi. Daha önce gebe ineklere talep vardı, şimdi talep durdu. Buna mutlaka çözüm üretilmeli.” dedi.</p>

<p>Güney, çiftçilerin yaşadığı krizin hayvancılık sektörüne de yansıdığını belirterek, “Türkiye genelinde domates, karpuz, kavun, patates ve olmazsa olmazlarımızdan mısır silajı fiyatları düştü. Mısır silajı tarlada 1000-1100 TL. Yonca'yı tarlada alırsak 4.500 TL, yerinden alırsak 7.000 TL. Arpayı tarladan biçip kaldırırsak kilo başına iki, iki buçuk liraya mal ediyorsun. Dışarıdan alınacak olsa 6,5-7 lira. Çiftçi mağdur, üretici mağdur. Buna hızlıca el atılması lazım, içimiz kan ağlıyor.” dedi. </p>

<p><strong>"BİR SAKIZ 35 LİRA, SÜT 12 LİRA: BU ADALET Mİ?"</strong></p>

<p>Bilgehan Güney, "Geçen gün İzmir’e düve almak için gittim. Bir benzin istasyonunda durdum, bir sakız almak istedim. Sakızın fiyatı 35 lira. Yanımdaki veteriner arkadaşa dedim ki, 'Bir sakız 35 lira, bizim süt 12 lira. Bir sakız alabilmek için 3,5 litre süt satmamız gerekiyor. Bu adalet mi?' Bu durum gerçekten utanç verici" dedi.</p>

<p> </p> 
 ]]></description>
<link>https://dijitalhaberajansi.com.tr/gurer-hayvancilikta-surec-dogru-yonetilemiyor-siyaset-internetin-ajansi/4485/</link>
<pubDate>Fri, 20 Sep 2024 13:35:00 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>ÇİFTÇİNİN EMEĞİ TARLADA KALDI: SATIŞ YOK, MALİYETLER YÜKSEK - SİYASET - İnternetin Ajansı</title>
<description><![CDATA[<img src="https://dijitalhaberajansi.com.tr/images/haberler/ciftcinin-emegi-tarlada-kaldi-satis-yok-maliyetler-yuksek---siyaset---internetin-ajansi.jpg" width="250"><br><p><strong>MISIR ÜRETİMİ DÜŞTÜ</strong></p>

<p>CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, mısır üreticileri ile sorunları konuştu. Gürer, geçtiğimiz yıl mısır fiyatlarına sadece %5 artış yapılmasının, üretimde bir düşüşe neden olduğunu belirtti. "Hayvanların yediği silajlık mısırın hasadı bölgemizde başladı." diyen Gürer, bu düşüşün, dane ve yemlik mısır üreticilerinin, yaptıkları masrafları karşılayamadıklarını ifade ederek, “Bu dengesizlik, gelecek yıl mısır üretiminin daha da düşmesine neden olacak. Böylece, ithalat açacak. Burada bir planlama eksikliği mevcut.” dedi.</p>

<p><strong>MASRAFLAR YÜKSELDİ, FİYATLAR DÜŞTÜ</strong></p>

<p>Mısır Üreticileri “Geçen yıl bu ürünün fiyatı 1.000-1.100 TL silajlık Mısır son zamanlarda tarlada 850-900 TL’ye kadar düştü. Örnek verelim: 1 torba gübre 2 lirayken, şimdi 4-5 lira oldu. Bir damlama borusu 2-3 lira iken bugün 5 lira. Tarlasını süren ekipmanı olan çiftçinin mazot maliyeti yükselmiş. Eğer ekipmanı yoksa, başkasından traktör kiralıyor ve o da ayrı bir maliyet.” dedi. Üreticilerin, yükselen maliyetler karşısında ürünlerini satamamasının yarattığı ekonomik çıkmazı şu sözlerle ifade etti: “Mazot 20 TL iken 45-46 TL’ye çıktı. Şimdi bu çiftçi, bu ürünü ürettikten sonra ahırına koyarak nasıl para kazanacak? Silajlık mısır 4 metreye kadar yükselmiş, gübre, ilaç ve suyla büyük emek harcanmış bir ürün. Eğer çiftçinin işletmesi varsa, bu durumu bir şekilde tolere edebilir. Ama işletmesi olmayan bir üretici, ticaret yapabilmek için büyük zarar edecek. Şu anda alıcısı yok? Bu zor durumdayız. Ürünlerini satacak alıcı bulamıyoruz.” dediler</p>

<p><strong>“Süt Üretiyoruz, Para Etmiyor”</strong></p>

<p>Çiftçilik ve besicilik yapan Hacı Demirtaş ise süt üretiminde yaşanan zorlukları dile getirdi. “Süt üretiminden para kazanılamıyor,” diyen Demirtaş, süt fiyatlarının düşmesinden ve yem fiyatlarının artmasından şikayet etti. “Geçtiğimiz aylarda sütü 15,80 TL’ye satıyorduk, şu an sıcak süt 12 TL, soğutulmuş süt ise 14 TL” diyerek fiyatların hızla gerilediğini belirtti. Fabrikaların fazla süt almayı reddetmesiyle, üreticilerin üretim kapasitelerini artırmalarına rağmen para kazanamadıklarını ifade etti: “Süt üretiyoruz, para etmiyor. Yem alıyoruz, yeme zam geliyor.”</p>

<p>Demirtaş ayrıca, büyük emek ve maliyetlerle üretim yapan çiftçilerin, ürünlerinin değerini bulamamasının neden olduğu ekonomik sıkıntıya dikkat çekti: “Kaba yemimizi kendimiz yetiştirdiğimiz halde zarar ediyoruz. Bu hayvanlar kesilirse, sürekli ithalatla mı geçineceğiz?”</p>

<p><strong>KOOPERATİFLEŞME ŞART</strong></p>

<p>Başka bir çiftçi ise kooperatifleşmenin önemine vurgu yaparak, “Kooperatifleşme olmadan bu işler yürümez. Kooperatifleşmeyi kaldırdılar, çiftçiyi bitirdiler” dedi. Çiftçilerin ürünlerini satamadığını, elektrik ve enerji maliyetlerinin sürekli arttığını belirterek şunları ekledi: “Son iki ayda enerjiye %40 zam geldi, ancak çiftçinin ürünü para etmiyor.”</p>

<p><strong>BUĞDAY VE ARPA DEPOLARDA STOKLANMIŞ, AMA ÜRETİCİ ZOR DURUMDA</strong></p>

<p>Üreticiler; Toprak Mahsulleri Ofisi’nin depolarında stoklanan buğday ve arpanın üreticilere neden sunulmadığını sorguladılar. “Şu anda Toprak Mahsulleri Ofisinin depolarında buğday ve arpa stoklanmış durumda. Bugün arpa ve buğdaya zam gelmesi ne anlama geliyor, anlamıyoruz. Buradan kim cebini dolduruyor, merak ediyorum. Neden silolardaki buğdayı ve arpayı çıkarıp kullanmıyorsunuz? Geçen yılların arpası buğdayı ofisin ambarlarında duruyor ve biz dışarıdan arpa ve buğday ithal ediyoruz. Bu nasıl bir yönetim? Hasattan yeni çıktık, bir hafta 10 gün oldu ve buğdaya zam geliyor. Bu ne kadar kopuk bir düzen!” diye sorarak üreticilerin sorunlarının göz ardı edilmemesi gerektiğini vurguladı.</p>

<p><strong>ÇİFTÇİLER TALEP OLMADIĞI İÇİN ÜRÜNLERİNİ SATAMIYOR</strong></p>

<p>CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, hasat döneminin gelmesine rağmen talep yetersizliği nedeniyle sorun yaşandığını söyledi. "Neredeyse her taraf mısır tarlasıyla dolu, ancak bugüne kadar biçilmesi gereken ürünler hala tarlada." dedi. Mısır üreticilerinin para kazanamadığını, stok yapamadıklarını ve ürünlerin yok pahasına satıldığını söyleyen Ömer Fethi Gürer, “Kime dokunsak bin ah işitiyoruz.” diyerek üreticilerin zor durumunu dile getirdi.</p>

<p><strong>DANE MISIR FİYATI AÇIKLANMADI</strong></p>

<p>CHP’li vekil Ömer Fethi Gürer, dane yağlık mısırda ise sezon ortasına rağmen daha fiyat yok. TMO alıma girmeli ve en az 11 lira fiyat açıklanmalıdır.” dedi.</p> 
 ]]></description>
<link>https://dijitalhaberajansi.com.tr/ciftcinin-emegi-tarlada-kaldi-satis-yok-maliyetler-yuksek-siyaset-internetin-ajansi/4484/</link>
<pubDate>Fri, 20 Sep 2024 13:35:00 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>Gürer: “Çiğ süt maliyetinin altında satışa zorlanarak süt inekçiliği bitiriliyor” - SİYASET - İnternetin Ajansı</title>
<description><![CDATA[<img src="https://dijitalhaberajansi.com.tr/images/haberler/gurer-cig-sut-maliyetinin-altinda-satisa-zorlanarak-sut-inekciligi-bitiriliyor---siyaset---internetin-ajansi.jpg" width="250"><br><p><strong>TÜİK’E GÖRE DE BÜYÜKBAŞ HAYVAN VARLIĞINDA AZALMA DEVAM EDİYOR</strong></p>

<p>CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, TÜİK’in yayınladığı 2024 yılı son büyükbaş hayvan sayısı istatistiğinde, Haziran ayında 16 milyon 555 bin baş büyükbaş hayvan varlığı açıklandığına dikkat çekti. Gürer, “Sığır sayısı Haziran 2024 ayı sonu itibarıyla, bir önceki yılın Aralık (2023) ayına göre yüzde 0,2 azalarak 16 milyon 396 bin başa düştüğü görülüyor. İddialı başlanan ve sayısal artış sağlanması hedeflenen manda sayısı ise yüzde 2 azalarak 159 bin baş olarak gerçekleşmiş bulunuyor. TÜİK verilerine göre, 2020 yılından beri ithalata rağmen büyükbaş hayvan varlığı azalmaya devam ediyor. TÜİK Hayvansal Üretim İstatistikleri’ne göre, Haziran 2020’de büyükbaş hayvan sayısı 18 milyon 615 bin baş olarak açıklanmıştı; sığır sayısı 18 milyon 426 bin baş, manda sayısı ise 189 bin baş olarak belirtilmişti. Bu durumda, 4 yılda ithalata rağmen yaklaşık 2 milyon civarında sığır varlığının eridiği görülüyor. Bu durum, daha çok ithalata kapı aralıyor. Son iki yıla baktığımızda, 2023 yılında 818 bin 17 büyükbaş ithal edilip, 1 milyar 163 milyon 367 bin 341 dolar yurt dışına ödenmiş. 2024 yılının ilk 7 ayında ise 214 bin 391 büyükbaş ithal edilerek, 402 milyon 274 bin 737 dolar yurt dışına ödendi. Hayvancılıkta yönetilememe sorununun bedeli, rafta son satıcıya artan et ve süt fiyatları ile et ve sütten mamul ürünlerin fiyatlarına zam olarak yansırken, besici de bu işi giderine göre gelir olmadığı için bırakıyor.” diye konuştu.</p>

<p><strong>BESİCİ SÜLEYMAN DEMİRBAŞ: "YEM FİYATLARI KATLANDI, FAİZLERDE BELİMİZİ BÜKTÜ"</strong></p>

<p>CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer’e sorunlarını anlatan besici Süleyman Demirbaş, 2017-2018 yıllarında başladıkları hayvancılık faaliyetlerinin sürdürülemez bir noktaya geldiğini belirtti. Artan maliyetler ve kredi faizlerindeki yükselişin hayvancılık sektörüne büyük darbe vurduğunu dile getiren Demirbaş, işletmesinde yaşadığı süreci şöyle anlattı:</p>

<p>“2017-2018 yılları arasında başladık ve aile şirketiyiz. 105 ile 120 arası hayvanla başladık.  Sayı 400’e kadar süreçte çıktı. İlk başladığımızda, 2018 yılında, maliyetlerimiz gayet normaldi. Yemin torbası 50 liraydı. Bugün bir torba yem 600 ile 620 lira arasında. Hatta geçen hafta da yem fiyatlarına zam söz konusu oldu. Maliyetlerimiz çok yükseldi. Buna ek olarak kredi faizleri de yükselmeye başladı. Yem olsun, hayvancılık kredilerindeki faizler olsun, %5'ten %26'lara çıktı. Mecburen bankadan kredi kullanıyoruz. Kredi kullanmadan bir işletme yürümez. Faizler yükseldiği için bu da bizim maliyetlerimize yansıyor.”</p>

<p>Demirbaş, süt ve et üretimi yaptıklarını, yem maliyetlerinin ise maliyetlerinin %70’ini oluşturduğunu belirterek, “Biz süt hayvancılığı yapıyoruz, damızlığımızı yetiştiriyoruz, erkek danalarımızı besliyoruz. Burada hem et, hem süt üretimi yapıyoruz. Günlük bir hayvan 10-12 kilo arasında süt yemi tüketiyor. Kaba yem olarak da silajlık mısırı, yoncayı, samanı 30 kiloya tekabül ediyor. Çiftçilik de yapıyoruz; kaba yemimizi kendimiz yetiştiriyoruz. Silajımızı, yoncamızı, samanımızı kendimiz üretiyoruz. Çiftçilik yapmayan işletmeler asla sürdüremezler. Bugün batıyordur zaten o işletmeler. Bizimkisi de bu şartlarda çok çok bir yıl, iki yıl daha gider. Kesime giden çok sayıda hayvan var. Geçen yıllarda 485 hayvanımız varken şu an 350'ye düştük. Biz de satıyoruz. Üretmeden ziyade gerilemeye gidiyoruz. Yılda  80-100 hayvan artışımız olması gerekirken düşüşe geçiyoruz. “diye konuştu.</p>

<p><strong>“TATİLİMİZ YOK”</strong></p>

<p>Besici Demirtaş “Biz aile şirketiyiz, hepimiz buradayız. Düğünümüz, derneğimiz yok, hafta sonumuz yok, tatilimiz yok. Tamamen buradayız, tüm gelirimizi hayvancılıktan temin ediyoruz. Şu anda başa baş gidiyoruz ama maliyetlerimizin %70'ini yem oluşturuyor, geri kalan %30 diğer masraflara gidiyor. Bize şu anda hiçbir şey kalmıyor. Bu yıl sonuna kadar görünen o ki yem fiyatlarına %40 daha zam gelecek gibi gözüküyor. Elektriğimize %40 zam geldi. Mazota sürekli zam geliyor. Anlayamadık yani ne olduğunu. Bir ay önce hasatta satılamayan arpa, buğday şu anda zamlanmış. Bu kimin deposuna gitti de hemen zam geldi? Buğday çiftçinin elindeyken neden para etmedi? Sanayiciye geçti mi, bu para ediyor. Veteriner giderlerimiz de arttı. Veteriner diyor ki ‘Benim aracımın yakıtı ikiye katladı.’ Geçen yıl 100 liraya aldığımız ilaç, bu yıl 200 lira olmuş. Onun da bir geçimi var, o da iki katına çıktı.” dedi.</p>

<p><strong>GÜRER: "HAYVAN İTHAL ETMEK YERİNE YERLİ ÜRETİCİ DESTEKLENMELİ"</strong></p>

<p>CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, yerli üreticinin desteklenmesi gerektiğine vurgu yaptı ve ithal hayvan politikalarının uzun vadede ülke hayvancılığına zarar verdiğini belirterek, “Besicilik yapılıyor ama gelir sağlayamaması durumunda işletme daralmayı düşünüyor. Bu yıl da belli miktarda hayvanını satmak zorunda kalmış. Özünde bu tür işletmelerin ayakta kalması gerekiyor. Daha fazla dışa bağımlı, ithalata yönelik hayvan getirmek yerine yerli üreticiyi desteklemek gerekli. Çünkü 1 milyon 300 binin üzerinde ithal hayvan getirildi. Türkiye ithal etmemeli. Kendi üreticisini, süt inekçiliğini geliştirerek süreci götürmeli. Eğer süt fiyatları artarsa, sütten mamul ürünlerin fiyatı da artar diye bir baskılama yapılıyor. Oysa şu anda çiğ süt üretiminde küçük işletmeler 12 liraya, büyük işletmeler ise Ulusal Süt Konseyi'nin belirlediği 14 lira 65 kuruştan sütünü veriyor. Ama rafa gidip bakıyorsunuz, 40 liradan süt satılıyor. Şimdi bir sakızın 35 TL olduğu bir yerde, 1 litre sütün 14 lira 65 kuruş olarak Ulusal Süt Konseyi’nin belirlemesi akıl alacak iş değil.” şeklinde konuştu.</p>

<p><strong>DEMİRBAŞ: "FABRİKALAR BİZİ TEHDİT EDİYOR, ÜRETİMİMİZİ AZALTMAMIZI İSTİYORLAR"</strong></p>

<p>Üretici Süleyman Demirbaş ise fabrikaların üreticileri tehdit ettiğini, fazla süt almayacaklarını belirterek üreticiyi baskı altında tuttuklarını söyledi. Demirbaş bu durumu şu ifadelerle dile getirdi:</p>

<p>“Yarım litrelik bir su alıyorsun, ne kadar diyorsun? 10 lira. Gülüyor insan. Ben 1 litrelik sütü 14 liraya satıyorum, yarım litre suyu 10 liraya alıyorum. Fabrikalar şu anda bizleri tehdit altında tutuyor. Diyor ki ‘Fazla sütünüzü almayacağız.’ Biz de diyoruz ki ‘Üretimimiz artıyor, ne yapabiliriz?’ Diyor ki ‘Azaltacaksınız, o zaman hayvanlarımızı mı kestirelim?’ ‘Evet, hayvanlarınızı kestirin’ diyorlar.” diye konuştu.</p> 
 ]]></description>
<link>https://dijitalhaberajansi.com.tr/gurer-cig-sut-maliyetinin-altinda-satisa-zorlanarak-sut-inekciligi-bitiriliyor-siyaset-internetin-ajansi/4483/</link>
<pubDate>Fri, 20 Sep 2024 13:35:00 +0300</pubDate>
</item></channel>
</rss>