|
Tweet |
Acil servislerin gerçek acil vakalara hızlı ve etkili müdahale edebilmesinin hayati önem taşıdığını belirten Karakaya, “Randevu bulamayanın, polikliniğe ulaşamayanın ve sağlık hizmetini başka noktada alamayanın tek adresi acil servis olursa sistemin bütün yükünü acilin omuzlarına bırakmış oluruz.” dedi.
ACİL SERVİSİN ASIL GÖREVİ HAYATİ DURUMA MÜDAHALEDİR
Acil servislerin trafik kazası, kalp krizi, inme, ciddi solunum problemi, ağır yaralanma ve benzeri acil durumlarda hayati görev üstlendiğini belirten Karakaya, bu birimlerin kapasitelerinin doğru kullanılmasının hasta güvenliği açısından önemli olduğunu ifade etti.
Karakaya şunları söyledi: “Acil servisin kapısından içeri aynı anda çok farklı sağlık sorunlarına sahip insanlar giriyor. Bir tarafta hayati müdahale gereken hasta, diğer tarafta poliklinik şartlarında değerlendirilebilecek başvurular bulunabiliyor. Gerçek acil vakaya gereken zamanın ve insan gücünün ayrılabilmesi için sağlık sisteminin diğer basamaklarının da güçlü çalışması gerekir.”
RANDEVU SORUNUNUN BEDELİNİ ACİL SERVİS ÖDEMEMELİ
Poliklinik randevusuna zamanında ulaşamayan vatandaşların çözümü acil serviste aramasının yoğunluğu artırabildiğini belirten Karakaya, sorunun vatandaş ile sağlık çalışanını karşı karşıya getirmeden kaynağında çözülmesi gerektiğini söyledi.
Karakaya, “Vatandaşımız sağlık sorunu yaşıyor ve doğal olarak hizmet almak istiyor. Poliklinikten zamanında randevu bulamazsa başka bir kapı arıyor. Açık olan kapı da acil servis oluyor. Burada vatandaşı suçlayamayız. Randevu sistemini, uzman hekim ve personel ihtiyacını, poliklinik kapasitesini birlikte ele almak zorundayız.” dedi.
ACİLDE HER DAKİKA AYNI DEĞERDE DEĞİLDİR
Acil servislerde triyaj uygulamasının önemine dikkat çeken Karakaya, hastaların geliş sırasından ziyade tıbbi durumlarının aciliyetine göre değerlendirilmesinin vatandaşlara doğru şekilde anlatılması gerektiğini ifade etti.
Karakaya, “Acil serviste sizden sonra gelen bir hastanın sizden önce müdahaleye alınması mümkündür. Çünkü o kişinin hayati riski daha yüksek olabilir. Vatandaşlarımızın triyaj sisteminin neden uygulandığını bilmesi hem sağlık çalışanıyla yaşanabilecek tartışmaları azaltır hem de gerçek acil vakaların zamanında müdahale edilmesini kolaylaştırır.” ifadelerini kullandı.
YOĞUNLUK ÇALIŞANIN ÜZERİNE YIKILAMAZ
Acil servis yoğunluğunun hekim, hemşire ve diğer sağlık çalışanlarının daha hızlı ve daha fazla hasta bakmaya zorlanmasıyla çözülemeyeceğini belirten Karakaya, insan gücü planlamasının başvuru yoğunluğuna göre yapılması gerektiğini söyledi.
Karakaya, “Kapının önünde hasta sayısı arttığında çözüm içerideki sağlık çalışanına ‘Daha hızlı çalış’ demek değildir. Zaten yüksek tempoda çalışan insanlardan sürekli daha fazlasını istemek tükenmişliği büyütür. Yoğunluğun sürekli yaşandığı birimlerde yeterli sayıda sağlık personeli görevlendirilmelidir.” dedi.
BİRİNCİ BASAMAK GÜÇLENDİRİLMEDEN ACİL YOĞUNLUĞU AZALMAZ
Aile sağlığı merkezleri ve koruyucu sağlık hizmetlerinin sağlık sistemindeki önemine değinen Karakaya, uygun vakaların birinci basamakta etkili şekilde değerlendirilmesinin hastanelerin yükünü azaltacağını söyledi.
Karakaya, “Vatandaşımız aile hekimine kolay ulaşabilmeli, kronik hastalıkları düzenli takip edilmeli ve gerekli durumlarda doğru basamağa yönlendirilmelidir. Güçlü birinci basamak hem hastanelerin hem de acil servislerin üzerindeki baskıyı azaltır. Sistemin bir halkasını zayıf bırakırsanız yük diğer halkalara biner.” diye konuştu.
ACİL SERVİSTE ŞİDDET RİSKİ DE ARTIYOR
Yoğunluk, bekleme süreleri ve hasta yakınlarının yaşadığı kaygının zaman zaman sağlık çalışanlarına yönelik sözlü veya fiziksel şiddete dönüşebildiğine dikkat çeken Karakaya, hiçbir gerekçenin şiddeti meşru hale getiremeyeceğini vurguladı.
Karakaya, “İnsanlar acil servise çoğu zaman korku ve endişe içerisinde geliyor. Bunun farkındayız. Ancak yoğunluk veya bekleme süresi sağlık çalışanına hakaretin, tehdidin ya da saldırının gerekçesi olamaz. Çalışanlarımızın güvenliği için gerekli önleyici tedbirler eksiksiz uygulanmalıdır.” dedi.
KIRŞEHİR’DE YOĞUNLUK SAAT SAAT ANALİZ EDİLMELİ
Acil servislerdeki personel planlamasının yalnızca genel ortalamalar üzerinden yapılmaması gerektiğini belirten Karakaya, Kırşehir’deki başvuruların gün, saat ve dönemsel yoğunluk açısından analiz edilerek çalışma düzeninin buna göre şekillendirilmesi gerektiğini ifade etti.
Karakaya, “Hangi saatlerde başvurular artıyor, hangi günlerde yoğunluk yükseliyor, hangi dönemlerde ek personele ihtiyaç oluşuyor? Bunları biliyorsak personel ve hizmet planlamasını da buna göre yapabiliriz. Sahadaki gerçek veri masadaki planlamaya yansıtılmalıdır.” dedi.
KARAKAYA: ACİL SERVİS SON ÇARE KAPISI HALİNE GELMEMELİ
Acil servis yoğunluğunun bütün sağlık sistemi içerisinde ele alınması gerektiğini belirten Karakaya, sözlerini şöyle tamamladı:
“Vatandaşın zamanında randevu alabildiği, aile hekimine kolay ulaşabildiği, ihtiyaç bulunan branşlarda yeterli sağlık çalışanının bulunduğu bir sistem kurarsak acil servislerimiz de gerçek görevlerine daha güçlü odaklanabilir. Acil servisleri sağlık sistemindeki bütün eksikliklerin kapatıldığı son kapı haline getiremeyiz. Gerçek acil hastanın dakikaları değerlidir. Acil servisler sistemin bütün yükünü değil, üstlenmeleri gereken hayati görevi taşımalıdır.”