beylikdüzü escort beylikdüzü escort escort beylikdüzü beylikdüzü escort bayan beylikdüzü escort beylikdüzü escort
Bugun...



Canan Ceylan: Deprem yalnızca evleri değil, tarladan sofraya uzanan hayat zincirini de vuruyor - GÜNDEM - İnternetin Ajansı

Ankara Gıda Tarım Ürünleri Derneği Genel Başkanı Canan Ceylan, 17 Ağustos 1999 Marmara Depremi’nin 27. yıl dönümü dolayısıyla yaptığı açıklamada, afetlere hazırlığın gıda ve tarım boyutuna dikkat çekti.

facebook-paylas
Tarih: 15-08-2026 14:35

Canan Ceylan: Deprem yalnızca evleri değil, tarladan sofraya uzanan hayat zincirini de vuruyor - GÜNDEM - İnternetin Ajansı

Derneğini kurarken üretici ve gıda sektörü paydaşlarını aynı çatı altında buluşturmayı amaçlayan, uzun süredir gıda arz güvenliğini Türkiye için stratejik bir mesele olarak gündeme taşıyan Ceylan, büyük bir deprem sonrasında insanların güvenli gıdaya ve temiz suya erişiminin de hayati önem taşıdığını vurguladı.  

Ceylan, “17 Ağustos bize çok ağır bir gerçeği öğretti. Afet olduğunda yalnızca binalar yıkılmıyor; yollar kapanıyor, üretim aksıyor, depolar ve işletmeler zarar görebiliyor, insanların suya ve gıdaya erişimi zorlaşabiliyor. Bu nedenle afet hazırlığı konuşulurken vatandaşın sofrasını da düşünmek zorundayız” dedi.

“AFET ANINDA BİR PARÇA EKMEĞİN DEĞERİ ÇOK DAHA İYİ ANLAŞILIR”

Türkiye’nin gıda güvenliğinin güçlü bir tarımsal üretim altyapısına bağlı olduğunu belirten Ceylan, afet dönemlerinde üretimin ve dağıtım sisteminin kesintisiz sürdürülebilmesinin önemine dikkat çekti.
Ceylan şunları söyledi:
“Biz yıllardır üreticinin güçlü olması gerektiğini söylüyoruz. Çünkü tarım yalnızca ekonomik bir sektör değildir. İnsan hayatının devamı için vazgeçilmezdir. Büyük bir afet yaşandığında bunun anlamını çok daha iyi görüyoruz. İnsanımızın ekmeğe, süte, suya ve temel gıda maddelerine ulaşması gerekir. Dolayısıyla ülkemizin afet planlarının içerisinde gıda arz güvenliği mutlaka güçlü bir şekilde yer almalıdır.”

“ÇİFTÇİ AFETTEN SONRA DA ÜRETMEYE DEVAM EDEBİLMELİ”

Kuruluş sürecinde il il dolaşarak çiftçiler ve gıda üreticileriyle görüşmeler gerçekleştiren Ceylan, tarımsal üretimin afetlere karşı dayanıklılığının artırılması gerektiğini söyledi.  
“Depremden etkilenen bir çiftçinin ahırı yıkılmışsa, sulama sistemi zarar görmüşse, ekipmanını kaybetmişse ona yalnızca geçmiş olsun demek yeterli değildir. O çiftçinin yeniden üretime dönebilmesi için devlet süratle yanında olmalıdır. Çünkü çiftçinin üretimden kopması yalnızca onun ailesini değil, tüketicinin sofrasını da etkiler. Afet sonrası tarımsal üretimin nasıl sürdürüleceğine ilişkin hazır eylem planlarımız bulunmalıdır.”

“GIDA DEPOLARI VE DAĞITIM MERKEZLERİ DE DEPREME HAZIR OLMALI”

Ceylan, afetlere hazırlık kapsamında gıda depoları, soğuk hava tesisleri, haller, lojistik merkezleri ve üretim tesislerinin güvenliğinin de değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.
“Binlerce ton ürünün bulunduğu depolarımız, soğuk hava tesislerimiz ve gıda üretim merkezlerimiz var. Bu yapıların deprem güvenliği yalnızca ekonomik bir mesele değildir. Afet sonrasında milyonlarca insanın gıdaya ulaşabilmesi açısından stratejik öneme sahiptir. Hangi bölgede ne kadar temel gıda stoku bulunduğu, alternatif dağıtım güzergâhlarının nasıl oluşturulacağı ve soğuk zincirin nasıl korunacağı önceden planlanmalıdır.”

“GÜVENLİ GIDA AFET DÖNEMİNDE HALK SAĞLIĞININ DA TEMİNATIDIR”

Gıda güvenilirliğinin halk sağlığı açısından taşıdığı önemi daha önce de gündeme getiren Ceylan, afet sonrasında uygun olmayan koşullarda saklanan veya dağıtılan gıdaların ilave sağlık sorunlarına neden olmaması için güçlü denetim mekanizmalarının hazır tutulması gerektiğini vurguladı.  
“Depremden kurtulan insanımızı bu kez sağlıksız gıda ve kirli su nedeniyle hastalık riskiyle karşı karşıya bırakamayız. Afet bölgelerinde dağıtılan ürünlerin güvenilirliği, temiz suya erişim, soğuk zincirin korunması ve hijyen şartları hayati önemdedir. Afet yönetimi aynı zamanda halk sağlığı yönetimidir.”

“17 AĞUSTOS’UN DERSİ: TOPRAĞIMIZI, ÜRETİCİMİZİ VE SOFRAMIZI DA KORUMALIYIZ”

Ceylan, 17 Ağustos 1999 Marmara Depremi’nde hayatını kaybeden vatandaşları rahmetle anarak Türkiye’nin afetlere hazırlığında tarım ve gıda sektörünün stratejik konumunun göz ardı edilmemesi gerektiğini ifade etti.
Ceylan sözlerini şöyle tamamladı:
“17 Ağustos’ta kaybettiğimiz canlarımızı 27 yıl sonra aynı acıyla anıyoruz. O büyük felaketten çıkaracağımız derslerden biri de hayatın devamlılığını sağlayan sistemlerimizi afetlere karşı korumaktır. İnsanımızın güvenli bir evde yaşaması kadar afet sonrasında temiz suya ve güvenilir gıdaya ulaşabilmesi de temel bir ihtiyaçtır. Çiftçimizin üretmeye devam edebilmesini, gıda tesislerimizin ayakta kalmasını, lojistik zincirimizin çalışmasını ve vatandaşımızın sofrasının boş kalmamasını sağlayacak planlarımız hazır olmalıdır. Ankara Gıda Tarım Ürünleri Derneği olarak yıllardır söylediğimiz gibi güçlü tarım, güçlü üretici ve güvenilir gıda bir ülkenin geleceğinin teminatıdır. 17 Ağustos 1999 Marmara Depremi’nde hayatını kaybeden bütün vatandaşlarımızı rahmetle anıyor, yakınlarının acısını yürekten paylaşıyorum. Rabbim milletimize bir daha böyle büyük acılar yaşatmasın.”




Kaynak: internethaberajansi.com.tr

Bu haber 5633 defa okunmuştur.


Etiketler :

FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER GÜNDEM Haberleri

ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR
nöbetçi eczaneler
HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI YUKARI