|
Tweet |
HAVA KİRLİLİĞİ GÜNLÜK HAYATI FELÇ EDİYOR
Iğdır’da özellikle kış aylarında hava kirliliğinin alarm verdiğini belirten Turaç, ekonomik nedenlerle doğalgaza erişemeyen vatandaşların alternatif yakıtlara yönelmek zorunda kaldığını ifade etti. “Kömür, hayvansal yakıt ve odun kullanımı nedeniyle kent adeta duman altında. İnsanlar sokakta maske ile dolaşıyor” dedi.
BU SADECE ÇEVRE DEĞİL, SAĞLIK SORUNU
Hava kirliliğinin yalnızca çevresel bir mesele olarak görülmemesi gerektiğini vurgulayan Turaç, yaşlılar, çocuklar ve kronik hastalar için ciddi risk oluştuğunu söyledi. “Solunan hava insan sağlığını doğrudan tehdit ediyor” ifadelerini kullandı.
ÜNİVERSİTENİN ÇABASI DEĞERLİ AMA YETERSİZ
Iğdır Üniversitesi’nin çevreye katkı sağlamak amacıyla fidan dikim çalışmaları yürüttüğünü hatırlatan Turaç, bu adımların önemli ancak tek başına yeterli olmadığını belirtti. “Bu çalışmalar desteklenmeli, daha kapsamlı çevre politikaları devreye alınmalı” dedi.
BARAJ VAR, TEDBİR YOK
Iğdır’da tamamlanan Ünlendi Barajı’na da değinen Turaç, barajın su tutmaya başlamasıyla birlikte içme suyu açısından yeni risklerin ortaya çıktığını söyledi. “Baraj suyu ile beslenen arıtma tesislerinin durumu net değil. Bu konuda kamuoyuna açık ve net bilgi verilmiyor” ifadelerini kullandı.
SU KALİTESİ HALK SAĞLIĞINI İLGİLENDİRİR
İçme suyunun kalitesi ve güvenliği konusunda önleyici tedbirlerin şart olduğunu vurgulayan Turaç, “Su meselesi ihmale gelmez. Burada yaşanacak bir sorun telafisi zor sonuçlar doğurur” diye konuştu.
IĞDIR’IN ÇEVRE SORUNLARI BÜTÜNCÜL ELE ALINMALI
Açıklamasının sonunda Adem Turaç, hava kirliliği, su güvenliği ve çevre sorunlarının parçalı değil bütüncül bir planlama ile çözülmesi gerektiğini belirterek, “Bu şehir hem nefes almak hem temiz suya ulaşmak istiyor. Bu bir lütuf değil, en temel haktır” ifadelerini kullandı.